TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

Büyük Güç Rekabeti

BAAM Akademi’nin İkinci Seminerinde Büyük Güç Rekabeti Ele Alındı

BAAM Akademi Seminer Serisi ikinci semineri ofisimizde gerçekleştirildi. Seminerde İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Dış İlişkiler Koordinatörü Sabir Askeroğlu ile Akademik Koordinatörümüz Dr. Haşim Türker, ABD-Rusya-Çin üçgeninde değişen dünya dengeleri hakkında katılımcılara görüşlerini aktardılar.

 

Seminerimizin ilk oturumu Akademik Koordinatörümüz Dr. Haşim Türker’in konuşması ile başladı.

 

Değişen Dengeler, Yükselen Çin

İlk oturumda Akademik Koordinatörümüz Dr. Haşim Türker Çin’in yükselişi ile paralel olarak değişen dünya dengelerinden, Soğuk Savaş dönemi sonrası ABD’nin hegemon güç olarak dünya sahnesinde yer almasından ve günümüz şartlarının ne şekilde şekil değiştirmeye başladığından bahsetti.  Dr.  Haşim Türker, dünya sistemini tek bir gücün kontrol ettiği dönemlerde bu dönemlere yönelik hegemon güç ile ilişkili bir ismin verildiğinden bahsetti. Tek süper güç olan ABD’nin “Pax Americana” söylemini bu doğrultuda kullandığının altını çizdi. Ayrıca, 11 Eylül Saldırıları’nın psikolojik açıdan Pearl Harbour, jeopolitik açıdan ise 1950 yılında Güney Kore’nin komünistler tarafından işgal edilmesine benzer etkiler yarattığından bahsedildi. Bu bilgilerin ışığında, ABD’nin Afganistan ve Irak’ın işgali kapsamında ortaya koyduğu gayret ve başta öngörülen hedeflere ulaşma konusundaki başarısızlığın, batı ittifakında kırılmalara yol açtığından ve ABD’nin siyasi açıdan yıpranmasına sebebiyet verdiğinden bahsedildi.

 

Rusya’nın Rolü

İkinci oturumda genel olarak Rusya’nın siyasi yapısı, Post-Sovyet döneminde Rusya’nın dış politikası ve NATO’ya karşı tutumu gibi konular üzerinde duruldu. Sabir Askeroğlu, Rusya’nın uluslararası bir aktör olma yolunda çabalarını gösteren önemli bir olay olan Primakov Doktrini’nden bahsetti. Ayrıca, Rusya’nın 1994 yılında batıyla olan işbirliği projesinden bahsetmesinin ardından 1999 yılında Putin’in iktidara gelişine kadar olan süreçte, ABD’nin NATO ile gösterdiği yayılma politikalarını Rusya’nın tehdit olarak algıladığın altını çizdi. Bunun yanında, Putin’in iktidara gelişinin aslında pek beklendik bir gelişme olmadığının ve Çeçenistan Savaşı’nın Putin’i ön plana çıkarttığını sözlerine ekledi.

İkinci oturumda İRAM Dış Politika Koordinatörü Sabir Askeroğlu söz aldı.

Sabir Askeroğlu ayrıca, Renkli Devrimlerin gerçekleşmesinin Rusya’nın batı ile oan ilişkilerine ket vurduğuna dikkat çekti. Bunun sonucunda Rusya’nın Çin ile yakınlaştığının, 1996 yılında Şangay İşbirliği Örgütü hamlesinin, 2000 yılında karşılıklı olarak gerçekleştirilen ziyaretlerin ve 2001 yılında imzalanan Rusya-Çin Stratejik Ortaklı Anlaşmasının iki ülke ilişkilerinin hiç olmadığı kadar gelişmesinin bir tezahürü olarak görülebileceğinin altını çizdi.

Seminer, soru cevap kısmı ile birlikte sonra erdi.

BAAM Kurumsal İletişim Koordinatörü & Araştırmacı

mstfa.aydogan94@gmail.com