TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

Keşmir sorunu

BAAM Akademi’nin İlk Seminerinde Keşmir Sorunu Ele Alındı

2 Mart 2019 Cumartesi günü, Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi (BAAM) uzman araştırmacılarından  Nazmul İslam, BAAM’ın Ankara ofisinde “Pulwama Olayından Sonra: Kriz, Etkileri ve Zorlukları”  başlıklı bir seminer verdi. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Pulwama saldırılarıyla yeniden tırmanışa geçen Keşmir sorununun gündeme alındığı bu seminere birçok araştırmacı ve Güneydoğu Asya bölgesine ilgi duyan kişiler katıldı. Hindistan ve Pakistan arasında 70 yıldan uzun süredir devam eden Keşmir sorunu bu seminerde genel hatlarıyla şu 5 konu başlığı altında incelendi:

  • Teorik ve kavramsal analizi
  • Tarihsel arka planı
  • Çatışmanın nedenleri ve temel faktörleri
  • Çatışmanın Hindistan ve Pakistan açısından değerlendirilmesi
  • Keşmir sorununu çözebilecek yöntemler

Teorik ve kavramsal analizinin yapıldığı ilk bölümde Keşmir sorunu, karmaşık ve çözülemeyen çatışmalar için tanımlanan “Sürüncemeli Sosyal Çatışma Teorisi”yle; çok istenen bir amaca ulaşamamanın saldırganlığı tetikleyebileceğini ifade eden “Engellenme-Saldırganlık Teorisi” açısından incelendi.

Keşmir sorunu

Program MD Nazmul İslam’ın sunumu ile başladı / BAAM

Tarihsel arka planının ele alındığı ikinci bölüm Pulwama olayı öncesi ve sonrası olarak 2 başlıkta incelendi. Buna göre, Keşmir sorununun ilk kez 1947 yılında İngiliz hakimiyetinin bölgeden çıkması üzerine Keşmir bölgesinin paylaştırılmasında ortaya çıktığı ve bölgenin Hindistan ile Pakistan arasında paylaştırılması üzerine ilk savaşın patlak verdiği söylendi. 1949 yılında iki taraf arasında bir ateşkes hattının çizilmesi konusunda anlaşılmasına rağmen 1965 yılında ikinci bir savaşın yaşandığı; 1971 yılında Hindistan hava güçlerinin Pakistan’ı bombaladığı ve Pakistan’ın da Keşmir’i bombalamaya hazırlandığı anlatıldı. 1972 Simla Anlaşması’ndan sonra iki taraf  Keşmir’de bir kontrol hattı oluşturma konusunda anlaştığı ancak zaman zaman bu hattın geçilmesinden kaynaklanan sorunlar yaşandığı ifade edildi. Pulwama saldırılarının başladığı 14 Şubat 2019 günü bir intihar bombacısının 300kg patlayıcıyla dolu bir aracı bir Merkez Rezervi Polis Kuvvetleri konvoyuna (CRPF) çarpmasıyla 40’tan fazla Hintli paramiliter personelinin ölmesi ve en az 70 kişinin  yaralanmasının ardından Hindistan’ın misilleme sözü verdiği; 20 Şubat’ta Hindistan’ın Keşmir’deki Pakistan topraklarının merkezi olan Muzaffarabad’a giden otobüs hizmetini askıya aldığı; 22 Şubat’ta Hindistan’ın “Hint Suları Antlaşması” na dayanarak nehirlerden gelen suyu Pakistan’la paylaşmayı durdurmaya karar verdiğini; 26 Şubat’ta Hindistan hava kuvvetlerinin Muzaffarabad’da şüpheli gördüğü Jaish-e-Mohammed kamplarına1,000 kg bomba attığı söylendi.

Sorunun Hindistan ve Pakistan bakış açılarından değerlendirildiği üçüncü bölümde Keşmir bölgesinin zengin su kaynaklarına ve doğal kaynaklara sahip olmasının iki ülke için de önemli olmasına sebep olduğu vurgulandı. Son bölümde ise, sorunun çözülmesine ilişkin önerilmiş olan öneriler ile olası çözüm senaryoları anlatıldı. Buna göre, Keşmir sorununun çözüme kavuşabilmesi için önerilebilecek senaryolar şu şekilde özetlendi;

  • Hindistan ya da Pakistan hakimiyeti
  • Bölge halkının yapacağı referandum
  • Bağımsız bir Keşmir
  • Hindistan ve Pakistan yönetimi (Chenab Nehri Yöntemi)
  • Arabuluculuk ve barış inşası
Keşmir sorunu

Program BAAM Ankara ofisinde gerçekleşti. / BAAM

 

Bu olası çözüm senaryolarıyla seminer sona erdikten sonra soru cevap kısmına geçildi. Bu kısımda, Keşmir sorunu üzerine doktora çalışmasını yapmış olan Cengiz Topel Mermer, Keşmir sorununun zengin su kaynakları ve doğal kaynaklara ek olarak temel sebeplerinden birinin de milliyetçilik olgusu olduğunu ekledi.

 

*BAAM’ın “Pulwama Saldırısının Ardından: Güney Asya’daki Gerilim Türkiye’yi Neden İlgilendiriyor” başlıklı politika önerisini incelemek için tıklayınız.

 

BAAM Kuşak ve Yol Programı Stajyeri

k.mervetopgul@gmail.com