TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

Çin-Afrika

Çin-Afrika İlişkilerinin Kökleri

Günümüz dünyasının küreselleşmeyle beraber geldiği noktayı dikkate aldığımızda dünyamızın adeta “küresel bir köy” haline geldiği söylenebilir. Artık neredeyse coğrafyadan bağımsız bir dünya ortaya çıkmış ve iletişim baş döndürücü bir hızla gelişerek her an ve her yerde iletişim kurmak mümkün hale gelmiştir. Her ne kadar son yıllarda liderler popülist söylemler kullansa da küreselleşmeyle birlikte artık ülke sınırları eskiye nazaran önemini kaybetmiştir ve dünya zamanla ortak bir kültüre doğru yol almaktadır.

Bu durum bazı ülkelerin lehine sonuçlar ortaya çıkarırken, bazıları için olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. Ekonomik ve siyasi açıdan geri kalmış ülkeler kendilerinden bu bağlamda daha ilerideki ülkelerin etki alanlarına girmişlerdir.  Her ülke küreselleşen dünya platformunu kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çabalasa da, bu çabalar ülkelerin ekonomik ve siyasi gücünün yettiği ölçüde sonuç vermiştir. Örneğin, Immanuel Wallerstein’ın Dünya Sistemleri Teorisine (World Systems Theory) göre dünyadaki ülkeler Merkez, Çevre ve Yarı-Çevre ülkeler olarak üçe ayrılmaktadır. “Merkez ülkeler ekonomik karlılığı ve artı değeri fazla ürünlerde uzmanlaşırken, çevre ülkeler düşük kar getiren hammadde üretimi ve ihracatında uzmanlaşmak zorunda kalırlar. Bu sistem içinde merkez daha da zenginleşirken, çevre gittikçe fakirleşmektedir.”[1]

Oluşmakta olan “küresel köy”de etki alanını genişletmek isteyen önemli bir ülke de Çin’dir. Qing Hanedanlığının son yıllarında batılı ülkelerle ilk kez ilişkiler geliştiren Çin, batının sömürgeci yüzüyle yüzleşmek zorunda kalmıştır. Qing’i takiben kurulan Çin Cumhuriyeti ülkeye geçmişe nazaran çok daha çağdaş bir sistem getirse de ülke ekonomik ve siyasi olarak Japonya ve batılı ülkelerin etkisi altında kalmıştır. Japonya’nın sömürgeci emellerle girdiği Çin topraklarını terk etmesi ve takip eden iç savaş sonrasında 1949 yılında iktidarı ele alan Çin Komünist Partisinin devrimiyle beraber ekonomik olarak kendini yeniden dışarıya kapatan Çin, reformist devlet adamı, politikacı Deng Xiaoping’in de facto devlet başkanı olduğu 1978-1992 yıllarında ülke ekonomisini geliştirmek ve yabancı yatırımları ülkeye çekmek amacıyla ülkenin kapılarını reform ve dışa açılım süreciyle birlikte 1978’de dışarıya açmıştır. Çin’in küreselleşmesi ilk yıllarda dışarıdan yatırım almakla gerçekleşmişse de, Çin artık dünyanın her yerine yatırımlar gerçekleştirmektedir. Yatırım yapılan bölgelerin arasında Afrika da yer almaktadır.

Kaynak: “Chinese Investment in Africa”, China Daily Africa Weekly

 

Çin Afrika İlişkilerin Geçmişi: İlk Etkileşimler

Çin-Afrika ilişkileri aslında hiç de yeni değildir, aksine uzun bir geçmişi vardır. Çin ve Afrika gibi uzak iki bölgenin ilişkileri milattan öncesine dayanır. “M.Ö. 2. yüzyılın başlarında, Han Hanedanlığı ve Afrika arasında ilk etkileşimler gerçekleşmiştir. Çin kaynaklarına göre M.Ö. 1. Yüzyılda Mısır kraliçesi Kleopatra’nın giydiği ipek kıyafetlerin Çin ipeğinden yapıldığı söylenir.”[2] Han Hanedanlığı döneminde yaşamış Çinli diplomat Zhang Qian, hayatını kuzeyden gelen Hun akınlarıyla mücadele ile geçirmiş, sonraki yıllarda ipek yolu üzerinden Akdeniz’e Çin ipeğini ve ürünlerini ulaştırmıştır. Tang Hanedanlığı döneminde (618–907) Çin, Araplarla resmi olarak etkileşime geçerek Sahra Altıyla ilişkiler kurmuştur.[3] Tang hanedanlığı döneminde Afrikalı insanlar, Çin tarihinde ilk defa kültür ve sanat eserlerinde işlenmeye başlanmıştır. Kültürel İlişkilere yönelik elimizdeki ilk belge, Tang Hanedanlığı zamanında yaşamış Duan Chengshi(段成式) tarafından yazılan Youyang Zazu (酉阳杂俎) adlı hikaye kitabıdır.  Hikayelerin birinde Xiaoyi Ülkesi (孝亿国) adlı bir diyarla alakalı genel bilgiler verilmektedir. Bahsedilen yerin Afrika’da bir ülke olması kuvvetle muhtemeldir. Eserde “güney batı denizinden”, “siyah insanlardan”, “kurak iklimden”, “kuru balıkla beslenen insanlardan” bahsedilmektedir.[4] Bir çok uzman hikayede bahsedilen yerin Somali’deki tarihi liman şehri Berbera olduğunu düşünmektedir.[5] Bu tür kaynaklar Çin’in geçmişte Afrika ile etkileşime geçtiğini göstermektedir.

Song Hanedanlığı (960–1279) zamanında iki farklı kaynakta Afrika halkının gelenekleri ve yerel adetlerinden bahseden Zhufanzhi (诸蕃志) ve Lingwaidai (岭外代答) kitapları yazılmıştır. Lingwaidai’nın yazarı Zhou Qufei (周去非) Mısır ve Mağrip Bölgesinin iklim, gelenek, devlet yapısı ve ekonomik durumu üzerine bilgiler vermiştir.[6] 1226 yılında Zhao Yushi(赵汝适), Zhufanzhi (Barbar Halkların Tanımı) adlı eserinde günümüzdeki Mısır, Fas, Tanzanya, Somali, Kenya ve birçok Kuzey ve Batı Afrika ülkesinin bulunduğu coğrafyaya yer vermiş ve bölgeler hakkında sosyal-ekonomik yorumlar yapmıştır.[7]

Ming Hanedanlığı döneminde (1368 – 1644) yaşamış ünlü Denizci Kaşif Zheng He (郑和) Batı Afrika’ya kadar uzanan seyahatler gerçekleştirmiştir. Ziyaret ettiği yerlerden farklı bulduğu ürün, hayvan ve bitkiler getiren Zheng He, Bengal’den Bengal Kralının Afrika’dan getirttiği zürafayı Çin’e getirmiştir. Bu hadise sonraları Chen Du (沈度) tarafından resmedilmiş Afrika figürleri Çin Kültür Sanatında kendini ilk kez göstermiştir.[8] Afrika tarafından, Faslı seyyah İbn Batuta,1346 yılında Çin’i ziyaret etmiştir. O da gördüğü ve keşfettiği farklı şeyleri seyahatnamesiyle günümüze aktarmıştır.[9]

Kaynak: “明人畫麒麟沈度頌軸”

 

Çin’in Yeniden Gerçekleştirdiği Afrika Açılımı

1949 yılı Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıl olmanın yanı sıra Afrika ülkelerinin neredeyse tamamı bu yıldan itibaren yüzyıllar süren sömürge düzeninden kurtularak bağımsızlıklarını kazanmaya başlamışlardır. Bu yıllarda başlayan Çin-Afrika ilişkileri dostluklar ve ortaklıklar üzerine kurulmuştur. Ulusal bağımsızlığın sağlanmasının ardından Çin ve Afrikalı ülkeler bazı benzer zorluklarla başa çıkmak durumunda kalmışlardır. Bu zorluklar, halkın eğitim seviyesini yükseltmek, çağdaşlaşmak ve ekonomiyi geliştirmek olarak sıralanabilir. Bunun yanı sıra devlet egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak, sömürgecilik, ırkçılık ve emperyalizme karşı koymak, üçüncü dünya ülkeleri ile dostluk ve işbirliğine dayalı ilişkiler inşa etmek, küresel ekonomik ve siyasi düzeninin kurulmasında etkili olmak Çin’in belli başlı politikaları arasında yer almıştır.”[10] Çin bunlardan sömürge karşıtlığı, devlet egemenliği ve kalkınma gibi hedefleri Afrika ile kurduğu ilişkilerde daha ön plana çıkarmıştır. Afrika 1949’dan bugüne Çin dış politikasının bir parçası olmuştur ve kıtanın Çin için önemi gitgide artmaktadır.

Çin Halk Cumhuriyeti Afrika ile kökleri maziye dayanan ilişkileri olsa da mevcut ilişkilerin temellerini yakın zamanda atmıştır. Çin üçüncü dünya ülkeleriyle ilişkilerinin temelini 1955 yılının Nisan ayında ilk kez Endonezya’da düzenlenen, Asya-Afrika konferansı niteliğinde ve Bağlantısızlar Hareketi’nin bir parçası olan Bandung Konferansıyla yavaş bir başlangıç yapmıştır. 30 Mart 1956 tarihinde Çin Mısır ile diplomatik ilişkiler kurmuştur.

1950’lerin ortalarından 1960 yılının sonlarına doğru birçok Afrika ülkesi bağımsızlığını kazandı. Çin, bağımsızlığını kazanan ülkelere ilk yıllarda sömürge devletinden bağımsız devlet olma yolunda diplomatik, sonraki yıllarda alt yapı projeleri yapımı adına karşılıksız maddi yardımlarda bulunmuştur. Dönemin Çin Başbakanı Zhou Enlai (周恩来) Çin-Afrika ilişkileri için bir dönüm noktası olan 1963-1964 yıllarında 10 Afrika ülkesini ziyaret etmiştir. Bu gezilerin ardından birçok Afrika ülkesi ile diplomatik ilişkiler kurulmuştur. [11]

Çin Halk Cumhuriyeti 1971 yılında Birleşmiş Milletler’de resmi yerini almış ve Afrika ülkelerinin bir nevi emperyalizme karşı savunuculuğunu üstlenmiştir. Bu dönemde Çin 24 Afrika ülkesiyle diplomatik bağlar kurmuştur. Çin anakarasında Çin Halk Cumhuriyeti ilan edilmiş olsa da soğuk savaşın da etkisiyle 1971 yılına dek Çin’i Tayvan (Çin Cumuriyeti) temsil etmiştir.  Japonların Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombalarından sonra Çin’den çekilmesi sonrasında Çin’de başlayan iç savaş sonucunda, 1949 yılında Komünistlerin kesin galibiyeti sonucu Milliyetçiler Tayvan adasına çekilmiştir.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin tek Çin politikasına göre Tayvan Çin’in bir parçasıdır. Bugün Tayvan kendisinin Çin Halk Cumhuriyetinden ayrı bir ülke olduğunu savunmaktadır. Çin-Afrika ilişkilerinin önemli bir noktası da Çin’in 1949 yılından günümüze dek savunduğu “Tek Çin” politikasının Afrika ülkeleri tarafından da desteklenmesidir. Çin, Birleşmiş Milletler’in Tayvan’ın tanınmasına karşı red oylarını artırmak için Afrika’da birçok çalışma yapmıştır. Bu da Çin’in Afrika kıtasındaki angajmanlarının bir başka boyutunu oluşturmaktadır.

Çin ilk yıllarında ekonomik koşulları elvermemesine rağmen politik hedefleri kapsamında Afrika kıtasındaki ülkelere yardım sağlamayı ihmal etmemiştir. Le Pere ve Shelton’a göre göre Çin, 1950’lerin ortalarından itibaren 1970’lere dek 36 Afrika ülkesine yaklaşık olarak 2.5 Milyon dolar destek vermiştir. [12]

Çin aynı yıllarda Afrika’nın kalkınmasını desteklemek amacıyla binlerce mühendis ve teknisyeni Tanzanya ve Zambiya’ya göndermiştir. [13] Çin-Afrika ilişkilerinin ilk ve en somut örneği Tanzanya-Zambiya Demiryolu (TAZARA)’nun Çin tarafından inşasıdır.  1967-1975 yılları arasında 400 milyon doların üzerinde bir maliyeti olan bu büyük projede 13 bin Çinli işçi çalışmıştır. [14] Bu demiryolunun tamamlanmasıyla Çin Halk Cumhuriyeti tüm Afrika ülkelerinde büyük bir ün kazanmıştır. Bütün bu yardımların da etkisiyle Çin Halk Cumhuriyeti 1971 yılında Birleşmiş Milletlerde Çin’i temsil etme yetkisini Tayvan’ın (Çin Cumhuriyeti) elinden almıştır. 2018 yılında yılında Burkina Faso ile kurulan diplomatik ilişkilerle birlikte, Çin, Esvatini Krallığı hariç tüm Afrika ülkeleriyle ilişkiler kurmuştur.[15]

 

*PDF İNDİR

 

[1] Halil İbrahim Bahar, “Sosyoloji”, USAK Yayınları, ss.291.

[2] Yang Faxing, “Geography” Vol1, ss.25. 杨发兴, “地理概况”(上)第二十五页。

[3] Yang Faxing, “Geography” Vol1, ss.25. 杨发兴, “地理概况”(上)第二十五页。

[4] 《通典》卷一九三“邊防”九“大秦”附,第1041頁。《新唐書》卷二二一下《西域傳》下拂林國,第20冊,第6261頁也節錄了《經行記》有關摩鄰國的記載,內容比《通典》簡略,惟“有國曰摩鄰”下多出“曰老勃薩”數字。

[5] 參見陈信雄, “唐代中國與非洲的关系”,《中國海洋發展史論文集》,第132-133页。

[6]王华 , 非洲古代纺织业与中非丝绸贸易, 东华大学 ,第49页,上海 2010

[7]许永璋 , 宋代中国对非贸易探讨 , 郑州大学 , 黄河科技大学学报 ,2011

[8]榜葛剌进麒麟图, http://www.chnmuseum.cn/(X(1)S(fxytxrrci15n5k45mkdxww45))/Default.aspx?TabId=212&AntiqueLanguageID=239&AspxAutoDetectCookieSupport=1. (Son Erişim Tarihi 11 Ocak 2019)

[9] 楚汉, “伊本·白图泰的中国之行”,  文史杂志, Journal of Literature and History, 1996年03期

[10] 米兰(Mael,Milen Demas), “中国在非洲:伙伴还是机会主义者?” 吉林大学, Milen Demas,  China in Africa: Partnership or Opportunist? , Jilin University,  2009

[11]“周恩来的非洲十国之行”, People’s Daily, 05January 2017, (Son Erişim Tarihi 12 Ocak 2019)

http://gx.people.com.cn/n2/2017/0105/c365308-29558116.html

[12] Garth le Pere, Garth Shelton, “ China, Africa and South Africa: South-South Co-operation in a Global Era”, Institute for Global dialogue Midrand, 2007, pp56

[13]中国在非洲的“铁路外交” http://world.people.com.cn/n1/2016/1009/c404922-28763374.html

[14]顾章义, “当代中国与非洲的新型关系”, 北京大学非洲研究中心, 专题资料汇编

2000, pp32-33

[15] “China wins back Burkina Faso, urges Taiwan’s last African ally to follow”, Reuters, MAY 26, 2018,

https://www.reuters.com/article/us-china-burkina/china-wins-back-burkina-faso-urges-taiwans-last-african-ally-to-follow-idUSKCN1IR09W. (Son Erişim Tarihi 12 Ocak 2019)

BAAM Kuşak ve Yol Programı Araştırmacısı

107252027@nccu.edu.tw