TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

Çin Henüz Zengin Olmadan Yaşlanıyor mu?

BAAM İstanbul Tartışma Yazısı, No:1

 

1978 yılında Deng Xiaoping yönetimindeki reformların başlangıcından bu yana, Çin olağanüstü bir gelişim göstermiştir. Yaklaşık otuz yıldır, Çin’in ekonomik performansı çift haneli büyüme oranlarıyla tüm dünyanın dikkatini çekmektedir. Bugün Çin sadece dünya GSYH’ında en büyük paya (Satınalma Gücü Paritesine göre) sahip olmasıyla değil, aynı zamanda dünya ticaretinin en önde gelen aktörlerinden biri (ihracatta ABD’den sonra ikinci sırada, ithalatta birinci sırada yer almaktadır) olması hasebiyle “dünyanın fabrikası” ününü kazanmıştır.

 

Dünyanın Fabrikası Çin

Ancak Çin bu ününü ucuz ve genç iş gücüne borçludur. Bununla birlikte, Çin her geçen gün bu avantajını, yani ucuz ve genç işgücü olarak nitelendirilebilecek nüfusunu kaybetmektedir. 1970’lerin sonlarında başlayan ve 2013’te sona eren tek çocuk politikasının etkileri Çin nüfusu üzerinde etkilerini göstermeye başlamış ve yaşlı nüfusun genç nüfusa oranının giderek artması neticesinde devlet için ciddi bir finansal yük ortaya çıkmaya başlamıştır.

Bunun yanı sıra, genç nüfus artık zor şartlar altında uzun çalışma saatleri gerektiren ancak düşük maaşlı fabrika işlerini üstlenmek istememektedir. Bu durum büyüme oranlarındaki düşüşte kendini göstermeye başlamıştır. Özellikle göçmenler olarak adlandırılan ve düşük ücretle çalışan bu işçiler için bu koşullar altında kendi eyaletlerini bırakıp sanayi şehirlerine göç etmek artık cazip gelmemektedir.

 

Göçmen İşçiler Sorunu

Göçmen işçiler kendi eyaletlerinde sahip oldukları hiçbir sosyal hakkı göç ettikleri şehirde bulamamaktadırlar. Bu yetmezmiş gibi uzun çalışma saatleri ve düşük maaşa da maruz kalmaktadırlar. Bu durum Çin de Hukou sistemi (hane halkı kayıt sistemi) olarak adlandırılan bir devlet politikasının sonucudur. Köyden kente göç olgusunu engelleyen bu sistem aslında birçok Çinli işçinin hayatını olumsuz manada etkilemektedir. Hem sosyal haklardan mahrum kalan hem de giderek yaşlanan işçi nüfus bir daha dönmemek üzere fabrikadan ayrılmaktadır.

 

Hukou Sistemi ve Yeni Düzenlemeler

Çin Komünist Partisi (ÇKP) Genel Kurulu’nun açıkladığı reformlar kapsamında özellikle kırsal nüfusun kasaba ve kentlere yerleşimi kapsamındaki kontrolün rahatlatılacağı ve orta ölçekli şehirlerde bazı kısıtlamaların gevşetileceği belirtilmiştir. Ancak yine de ülkede halihazırda kırsal kesimde bulunanların büyük şehirlerde yaşamak için makul gerekçeler sunması gerekmektedir. Özellikle Pekin, Şanghay ve Guangcou gibi şehirlerde ikamet sistemi sıkı kontrol altında tutulmaktadır.

Mevcut sistemde kırsalda ikamet kaydı olanların büyük şehirlerde “hukou”ya sahip olması oldukça zordur. Göçmen işçilerin birçoğu, çalıştıkları kentlerde eğitim, sağlık gibi temel sosyal haklardan yararlanmaktadırlar. Ancak memleketlerine nazaran büyük güçlükler yaşamaktadırlar. Bu durum büyük sanayi kentlerindeki ucuz iş gücü açığını artırmakta ve Çin’in dünyanın fabrikası ününü zedelemektedir.

 

Giderek Yaşlanan Çin

Hukou sistemi sebebiyle sosyal haklardan tam olarak yararlanamayan göçmen işçiler dışında Çin’in bir diğer sorunu da yaşlanan bir nüfusa sahip olmasıdır. Yaşlı nüfus genellikle Japonya, İspanya veya İtalya gibi zengin ülkeler için bir sorun olarak düşünülse de bu tarz bir demografik eğilim Çin için de önemli bir soruna dönüşmüştür.

Son 30 yılda yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranı hızla artmıştır. Buna rağmen, yaşlı nüfus bağlamında kişi başına düşen gelirde ciddi bir artış gözlenmemektedir. Bu nedenle, yaşlanan nüfusla birlikte artan kamu borcu ve yavaşlayan büyüme oranları büyük bir endişe kaynağı yaratmıştır. Bunun yanında emeklilik sigortasının göçmen işçileri kapsamaması ve milyonlarca göçmen (Çinli) işçinin yetersiz kişisel birikime sahip olarak emekliye ayrılması toplum üzerinde büyük bir yük oluşturmuştur.

 

Çin Henüz Zengin Olmadan Yaşlanıyor mu?

Yaşlanan nüfus, yavaşlayan ekonomik büyüme ve göçmen işçilerin düşük maaş ve yetersiz sosyal güvenceyle çalışma konusundaki isteksizliği gibi hususlar Çin’in “dünyanın fabrikası” ününü sarsabilecektir. Bu durum Çin’i henüz zengin olmadan farklı bir ekonomik büyüme modeline geçmeye zorlayabilecektir. Uzun vadede rekabetçi üstünlüğünü korumak için sanayisinde teknolojik temelli bir yapısal dönüşüme yönelmesi ve “Çin Malı 2025 (Made in China 2025)” inisiyatifini oluşturması, Çin’in bu endişelerinin en önemli göstergeleridir.

 

*PDF

BAAM'ın İstanbul’da da bir şubesi bulunmaktadır. Asya eko-politiği alanında çalışmalar yapan grubun haftalık toplantılarında yürüttüğü tartışmaların ve araştırmaların bulguları BAAM İstanbul Grubu Tartışma Yazıları Serisi başlığıyla yayımlanmaktadır.

ercetinpinar@yandex.com