TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

Çin-Pakistan

Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nda Son Gelişmeler

Çin Halk Cumhuriyeti, 2000’li yılların başından itibaren çevresindeki ülkeler başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde altyapı yatırımları, dış yardım faaliyetleri ve sayısı hızla artan birbirinden bağımsız projeleri ile adından söz ettirmektedir.

Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping’in 2013 yılında Kazakistan’ı ziyareti esnasında ilk defa bahsettiği Kuşak ve Yol Girişimi ise bu projelerin başında yer almakla beraber Çin Halk Cumhuriyeti’nin küresel yatırım vizyonuna bambaşka bir boyut kazandırmaktadır. Modern İpekyolu olarak da nitelendirilen bu devasa projenin amacı Asya, Avrupa ve Afrika’yı kara yolları, deniz yolları ve ekonomik koridorlar ile birbirlerine bağlayarak küresel bir altyapı ağı kurmaktır.

Söz konusu proje, 3 kıta ve 68’den fazla ülke ile küresel GSYİH’in %40’ını kapsamaktadır. Dünya nüfusunun %62’sini doğrudan etkileyen bu projeyle, projede yer alan ülkeler arasında fiziki bağlantıların yanı sıra siyasi, ekonomik, stratejik ortaklıklar ile finansal ve halklar arası entegrasyonun sağlanması da amaçlanmaktadır.

Çin Pakistan Ekonomik Koridoru (ÇPEK) ise, Kuşak ve Yol Girişimi’nin amiral gemi projesidir. Üç bin kilometreden fazla uzunluğa sahip olan projenin hedefinin, ‘karşılıklı bağlılığı geliştirecek bir ekonomik koridor inşa ederek Pakistan ve Çin halklarının yaşamını iyileştirmek’ olduğu ifade edilmektedir. Ayrıca bu ekonomik koridor sayesinde, Çin’in nispeten geri kalmış kuzeybatı bölgesi ile diğer Orta Asya Devletlerinin gelişmiş ticari hatlara sahip olması amaçlanmaktadır.

Bu proje kapsamında Çin, Pakistan ile bugüne kadar değeri 46 milyar doların üzerinde olan çeşitli yatırım anlaşmaları imzalamıştır. Bu rakam Pakistan GSYİH’inin yaklaşık %20’sini oluşturmaktadır. Projenin tahmin edilen maliyetinin ise 60 milyar doların üzerinde olacağı belirtilmektedir.

Koridor, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Kaşgar şehrinden başlayarak Pakistan’ın Basra Körfezi çıkışındaki Gwadar Limanı’na ulaşmaktadır. ÇPEK projesi; Gwadar Limanı Anlaşması, Çin sınırını Arap Denizi’ne bağlayan yollar ve demiryollarının yanı sıra enerji santralleri projelerini de içermektedir.

 

ÇPEK’e Gelen Eleştiriler

Ekonomik koridorun son durağı olan Gwadar Limanı için yapılan anlaşma en çok tepki çeken anlaşmalardan biridir. Günde 13 milyon varil petrolün geçtiği Hürmüz Boğazı’na olan yakınlığı, Gwadar Limanı’nı ayrıcalıklı kılmaktadır.

Üretimini sağlamak için gerekli olan enerjinin büyük bir kısmını ithal eden Çin’in ana petrol akışı Malakka Boğazı üzerinden sağlanmaktadır. Malakka’da olası bir sorunun ortaya çıkması ihtimaline karşın kendini güvenceye almak isteyen Pekin yönetimi ise Gwadar Limanı ile bu hedefe ulaşmayı amaçlamaktadır.

ÇPEK projesi ile yapılan anlaşmaları ABD ve Hindistan, Çin’in jeopolitik etkisini genişletme çabası olarak değerlendirirken; IMF, Çin’in altyapı yatırımlarının Pakistan için bir borç batağı yaratacağını belirten uyarılarda bulunmuştur.

Ayrıca Pakistan’da bir grup muhalif, projenin yerli üretimi olumsuz etkileyeceği ve ucuz Çin mallarının rekabeti imkansız kılacağı iddialarıyla projeyi eleştirmektedir. Bunun yanında projenin son bulduğu Gwadar Limanı’nın yer aldığı Belucistan’da ayrılıkçı Beluciler, projeye etnik bir mesele olarak bakmaktadırlar. Ayrılıkçı Beluciler, ÇPEK projesinin Belucistan topraklarını sömürme amacı taşıdığını ve Pakistan’ın da bölgeye Pencabileri ve Çinlileri yerleştirerek bölgenin demografik yapısını bozduğunu iddia ederek projeye karşı çıkmaktalar. Bu sebeple Belucistan Kurtuluş Ordusu, sonuncusu 23 Kasım’da Karaçi’deki Çin Konsolosluğu’na yapılan saldırı olmak üzere, birçok kez Pakistan-Çin ilişkilerini hedef alan saldırılar düzenlemiş ve bu saldırıları resmi olarak üstlenmiştir.

Pakistanlı yetkililer ise konuya etnik bir sorun olarak yaklaşmaktansa, projenin bölgeye getireceği ekonomik kazançlara vurgu yapmayı tercih etmektedir.

 

Pakistan Hükümetinin ÇPEK  Hakkında Düşünceleri

Geçtiğimiz aylarda göreve gelen İmran Han önderliğindeki yeni hükümet, Çin’in proje kapsamında yoksullukla mücadeleye ve fabrika inşasına daha fazla önem vermesi gerektiğini düşünerek Pekin’e baskı uygulamaktadır.

İmran Han göreve geldiğinde ilk olarak Planlama Bakanı Mahdum Husro Bahtiyar’ın başkanlığında 9 üyeden oluşan bir komite kurulması ve ÇPEK kapsamındaki programların tekrar değerlendirilmesi talimatını vermiştir. Komite çalışmaları sonucunda, yeni hükümet projede birtakım temel değişiklere gidilmesi için taleplerde bulunmuş ve Pakistanlı yetkililer bu taleplerin karşılığı olarak Çin özel sektörünün proje içinde, Pakistanlı üretici ve işçileri de sürece dahil ederek, daha fazla ve daha aktif bir rol alacağını açıklamıştır. Ayrıca sağlık hizmetleri ve sosyal sorumluluk projelerine de daha fazla ağırlık verileceği belirtilmiştir.

Pakistan Başbakanı İmran Han seçim kampanyası sürecinde, Anayasa Mahkemesi tarafından görevinden alınan eski Başbakan Navaz Şerif’in yatırımları, siyasi olarak güçlü olduğu Punjab eyaletine aktardığını belirterek projenin daha şeffaf olması gerektiğini dile getirmişti. Planlama Bakanı başkanlığında oluşturulan söz konusu komitenin bir başka çalışma konusu ise ÇPEK projesi kapsamında yapılan yatırımların adaletsiz bir biçimde Punjab eyaletine kaydırılıp kaydırılmadığı konusudur. Çin ve Pakistan, proje kapsamında ülkenin nispeten daha az gelişmiş batı tarafına daha fazla yatırım yapılması konusunda mutabık.

Eylül ayı içerisinde ülkesinin ekonomik koridor projesine olan bağımlılığını tekrar vurgulayan İmran Han’ın bu açıklamasından bir gün önce Financial Times’ta; Pakistan Ticaret, Tekstil, Endüstri ve Yatırım Kabine üyesi Abdurrezzak Davud’un, Pakistanlı şirketlerin bu projede dezavantajlı duruma düşürüldüğünü belirterek Pakistan’ın her şeyi bir yıl dondurmasını, hatta ÇPEK projesini 5 yıl daha uzatmasını önerdiği iddia edildi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Geng Shuang ise Pakistan’ın projeyi uzatma veya erteleme gibi bir amacı olmadığını belirterek, Çin-Pakistan ilişkilerinin dayanıklı olduğunu ve Çin Hükümetinin ÇPEK projesine olan bağlılığının sarsılmaz olduğunu dile getirdi.

Yine eylül ayının ikinci haftasında Pekin yönetiminden gelen açıklamaya göre Pakistan’ın sosyo-ekonomik gelişimi ve Pakistan halkının ihtiyaçlarına yönelik yapılacak anlaşmalarla ÇPEK projesinin geleceği konusunda iki ülkenin mutabık olduğu duyurulmuş ve iki ülkenin ticaret dengesini geliştirmek için çalışmalarını sürdürdüğü bildirilmişti.

ABD ile var olan ilişkilerinin bozulması sonrası; bölgede yükselmesi ve etkisini arttırması Çin’e bağlı olan Pakistan hükümeti yetkilileri, projede bazı değişikliklere gidilmesi gerektiğini düşünmelerine rağmen, son dönemde Malezya’da olduğu gibi, Çin’i doğrudan eleştirmekten kaçınmaktalar. Hükümet sözcüsü ve Enformasyon Bakanı Favad Caudri, ülke olarak önceliklerinin altyapı değil, endüstrileşme ve nitelikli insan gücü olduğunu; amaçlarının ise projeyi sınırlamak değil genişletmek olduğunu belirtirken; eylül ayında İslamabad’ı ziyaret eden Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi yaptığı açıklamada ÇPEK projesi kapsamında endüstriyel iş birliğinin üzerine eğileceklerini, Pakistan halkının yaşam standartlarını geliştirmek ve projeden daha fazla insanın yararlanması için gereken adımları atacaklarını belirtmiştir.

 

Üçüncü Taraf Ülkelerin ÇPEK’e Davet Edilmesi

Karşılıklı çekinceleri azaltmak ve işbirliğini daha sağlam bir zemine oturtmak için atılan adımlardan bir diğeri ise 3. taraf ülkeleri ÇPEK projesine davet etmek olmuştur.

Büyük altyapı yatırımlarının arkasındaki stratejik niyetle ilgili, özellikle ABD ve Hindistan’dan gelen spekülatif eleştirileri azaltmak için harekete geçen Çin; 3. taraf ülkeleri ÇPEK projesine dahil etmeyi kabul etmiştir. Bu karar Pekin’in bazı eleştiriler karşısında global altyapı projelerinde yer alan ülkelere karşı olan yaklaşımını yeniden düzenlemeye çalışmasının son örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.

Karar, 9 Eylül 2018’de Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu Başkan Yardımcısı Ning Jizhe ile Pakistan Planlama, Kalkınma ve Reform Bakanı Husro Bahtiyar arasında, İslamabad’da yapılan bir toplantıda alındı. Toplantının ardından yapılan açıklamada, Pakistan Planlama ve Kalkınma Bakanlığı, ülkesinin ÇPEK projesi için yeni sosyo-ekonomik hedefler koyduğunu ve 3. taraf katılımcılar için yeni bir mekanizma oluşturulacağını ifade etti. Bu açıklamadan birkaç gün sonra, Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Geng Shuang iki tarafın da ÇPEK projesini üçüncü ülkelere açacağını ve bunun bütün bölgeye fayda sağlayacağını söyleyerek kararın alındığını doğruladı.

Pakistan’da yayın yapan Dawn gazetesinin isimsiz bir kaynağa dayandırdığı haberde, Pekin yönetiminin özellikle ABD ve Hindistan’dan gelen olumsuz eleştirilerden kaçınmak için Çin ve Pakistan’a dost olan ülkelerden projeye katılım beklediği belirtildi. Şu ana kadar her iki taraf da projeye katılması onaylanan veya projeye katılmakla ilgilenen herhangi bir 3. ülkeden bahsetmedi. Ama yine Dawn gazetesi, yetkililere dayandırdığı haberinde; Türkiye, Suudi Arabistan ve İran’ın koridor boyunca önerilen 9 özel ekonomik bölgeye yatırım yapabileceğini ve bu kapsamda bu ülkelere projeye katılmaları için davetlerin yapıldığını yazdı.

Şanghay Uluslararası Çalışmalar Enstitüsünün Güney Asya Direktörü Zhao Gancheng, bu kararın Çin’in bölgedeki aktivitelerine gelen tepkileri dikkate alıp sorunları çözme çabasında olduğunu gösterdiğini şu sözleriyle ifade etmiştir:  “3. taraf ülkeleri davet etmek endişeleri azaltmaya yardımcı olacak ve özellikle Hindistan tarafından dile getirilen Çin ile Pakistan iş birliğinin arkasında Hindistan’a karşı stratejik bir niyet olduğu iddiasını çürütecektir. Ayrıca bu davetin ÇPEK projelerinin uluslararası durumuna ve tanınmasına katkısı olacaktır.”

Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Altay Atlı ise, projeye 3. taraf ülkelerin de katılmasının mümkün olduğunu ancak proje kapsamında Pakistan’ın artan borçlanmasının endişe yaratarak ülkeyi bir borç sarmalına sürüklediği şeklindeki eleştirileri güçlendirdiğini, dolayısıyla öncelikle tüm taraflar nezdinde bu endişelerin giderilmesinin gerekli olduğunu söyledi.

Çin Güney Asya Çalışmaları Genel Müdürü Sun Shihai da konuyla ilgili olarak, Pekin yönetiminin son zamanlarda yaşanan aksaklıklardan ders aldığını ama küresel altyapı gayretinin devam ettiğini ifade etmiştir. Çin’in Kuşak ve Yol Projesinde ilerleme kaydederken karşılaştığı problemleri iyice düşünmesi gerektiğini vurgulayan Shihai, projenin sağladığı avantajların bölgeler arasında eşit olmayan dağılımının Pakistan kamuoyunda şüpheciliğe ve birtakım şikayetlere sebep olduğunu ve Pekin yönetiminin bu sorunları ele alıp çözebileceğini belirtmiştir.

Çin Halk Cumhuriyeti Kuşak ve Yol Girişimi dahilinde partnerlerine ve projelere azami özen göstermekte ve sıkıntı yaşamak istememektedir. ÇPEK Projesinde de çalışmalarına bu doğrultuda devam etmektedir.

BAAM İstanbul Grubu Araştırmacısı, Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler lisans öğrencisi

abdmngz@gmail.com