TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

Çin ve Dijital Puanlama: Sosyal Kredi Sistemi

Bir süredir Koronavirüs ile mücadele içindeyiz. Haliyle sosyal mecralarda bu global krize dair her türlü bilgiye ulaşmak mümkün. Farklı disiplinlerden herkes araştırmalar yapıp konuya farklı perspektiflerden bakmamıza yardımcı oluyorlar. Çin ve diğer ülkelerin uygulamış oldukları politikalar dünyamızın geleceği hakkında bize fikirler sunuyor. Peki, Koronavirüs pandemisinin gündemi haliyle işgal ettiği şu günlerden biraz sıyrılıp Çin’in başka bir politikasına kısaca göz atsak?

 

Kaynak: Google Görseller

 

Her ülkenin vatandaşları üzerinde uygulamış olduğu belirli politikalar vardır. Çin’deki Sosyal Kredi Sistemi de Çin’in vatandaşları üzerinde uyguladığı politikalardan sadece bir tanesi. Sosyal kredi sistemi, standart kredi kontrolü fikrini yaşamın her alanına yayıyor. Bu sistemde, herkesin toplum içindeki tutumlarına göre belirlenen sosyal puanları var ve başlangıçta her vatandaşa 1000 puan verilir. Ulaşılabilecek maksimum puan 1300 iken en düşük puan 600’dür. Vatandaşlar kan bağışlayarak, herhangi bir hayır kurumuna yardımda bulunarak, yaşlılara yardım ederek, hükumeti sosyal medyada överek, fakirlere yardım ederek ve hatta süpermarketlerde ulusal markalar satın alarak puan kazanırlar. Ama çevrim içi oyunlarda hile yaparlarsa, yaya geçidi kurallarına uymazlarsa, yaşlanan ebeveynlerini düzenli olarak ziyaret etmezlerse de cezalandırılırlar. 

 

Eğer vatandaşın puanı yüksek ise hastanede daha kısa bekleyebilir, çoğu yere ücretsiz girebilir ve devletin sunduğu imkanlardan daha avantajlı yararlanabilir. Fakat devletçe kötü eylemlerde bulunmuşsa ve puanı düşük ise toplu taşıma için bile bilet alamayacak, kamu hizmetlerine sınırlı erişebilecek ve ‘public shaming’ olarak adlandırılan kamusal aşağılamaya maruz kalıp halka açık bir yerde, onur kırıcı veya utanç verici bir şekilde cezalandırılacaklardır. Ayrıca vatandaşların verilerinin toplanıp kullanıldığı üç yol vardır: Birincisi yüzleri bir veri tabanıyla eşleyen yüz tanıma sistemi, ikincisi polis memurları tarafından vatandaşları izlemek için kullanılan yapay zekâ destekli akıllı gözlükler ve üçüncüsü suçluları utandırmak amaçla kurulan büyük ekranlar. Çin hükumeti bu yolla güvenilir ve erdemli olmaya teşvik ederken bunlara uymayan vatandaşları da cezalandırıyor.

 

Bertelsmann Stiftung’un raporuna göre yüksek puana sahip olan vatandaşlar ayrıcalıklı olmanın tadına varırken düşük puanlı vatandaşlar ise ikinci sınıf insan kategorisine düşüyor.

Mercator Çin Araştırmaları Enstitüsü’ne göre ise kullanılan veriler sadece sosyal davranışların değerlendirilmesinde değil şirketlerin ekonomik işlerdeki tutumlarını analiz etmeye de yardımcı oluyor.

 

Kaynak: Google Görseller

 

Black Mirror izlediyseniz anlatmış olduğum konunun ‘Nosedive’ adlı bölümde işlendiğini hatırlayabilirsiniz. Bu bölümde insanların içinde bulundukları her toplumsal etkileşim için birbirlerine 1 ile 5 arasında puan verdiklerini görüyoruz. Sosyal hayata yerleşmiş, sağlam bir sistem var. Puanını yükseltmeyi kendine amaç edinen ana karakter ise sosyoekonomik statüsünü etkileyen bu olgu nedeniyle zor zamanlardan geçiyor. Distopik bölümlerde gördüğümüz bir konunun gerçek hayatta karşımıza çıkması sizce de şaşırtıcı değil mi?

 

Kaynak: Google Görseller

 

 

Çinli bir arkadaşım vardı. Bu konuyu araştırdığım an dikkatimi çektiği için kendisine danışmak istemiştim. Fakat kendisinin bundan haberi olmadığını söyledi. Araştırdım ki şaşırtıcı biçimde Çin’deki çoğu kişinin bundan haberi yok. Ben Sosyal Kredi Sistemini kendisine anlattıktan sonra bana nüfus yoğunluğundan kaynaklı olarak bu sistemin etkili olduğunu düşündüğünü ve bu sayede kontrolü ellerinde tutmayı amaçlamış olabileceklerini söyledi. 

Sosyal Kredi Sistemi dijital sosyal kontrol alanında şimdiye kadar yapılmış en iddialı sistemlerden ve dijitalleşmenin, teknolojinin en üst seviyelere ulaştığının en büyük göstergelerinden biri. Geleceğin Çin toplumuna, küresel dünyaya ve birey olarak bizlerin hayatına neler getireceği daha da merak konusu.

Georg August Göttingen Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi bölümünde Erasmus değişim programını tamamlayan Gizem NAZLI, Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) bölümünde 4. Sınıf öğrencisidir. İlgi alanları arasında savaş edebiyatı, uluslararası ilişkiler teorileri, uluslararası ilişkilerde savaş ve güç politikası, küreselleşme, yapay zekâ ve teknoloji ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin araştırılması yer almaktadır. Küresel Çalışmalar adlı Uluslararası İlişkiler platformunda araştırmacı, SANATKARAVANI adlı platformda da yazar olan Gizem Nazlı’nın ilgi alanları ışığında araştırmalarının olduğu bir Medium sayfası da bulunmaktadır.

gizemnazli9@gmail.com