Stockholm
23 Oct, Wednesday
10° C
TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

Asya'ya Türkçe açılan pencere

Kuşak ve Yol

Çin’in Dünyaya Açılma Girişimi: Kuşak ve Yol

Kuşak ve Yol, (一带一路, yidai yilu) Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping’in 2013 yılının son aylarında “yüzyılın projesi” başlığıyla duyurduğu Modern İpek Yolu konseptini içermektedir.[1] Eylül ayında yaptığı Kazakistan ziyaretinde tarihî İpek Yolu rotasının canlandırılabileceğinden bahseden[2] Çinli lider, benzer bir konuşmayı, bu kez deniz ticareti vurgusuyla Endonezya ziyaretinde[3] yapmıştır. Söz konusu ziyaretlerin ardından Çin basınında yoğun biçimde tartışılmaya başlayan Modern İpek Yolu konsepti, zamanla Bir Kuşak Bir Yol ve Kuşak ve Yol adlarıyla anılmıştır. Xi liderliğindeki Çin’in dış politika vizyonunun temelini oluşturan proje, Pekin’in hem kendi hinterlandı hem de Avrupa ile ilişkilerini doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir.

28 Mart 2015’te Çin Dışişleri ve Ticaret bakanlıkları ile Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu’nun yayımladığı “eylem planı”[4], konuya ilişkin ilk kapsamlı resmî belge olmuştur. “Tarihî İpek Yolu ruhuyla, barış, etkileşim ve karşılıklı fayda gibi prensipler temel alınarak çalışmalar yürütüleceği” açıklanmış, bölge ülkeleri ile bir tür “kazan-kazan” formülü üzerinden kapsamlı ve sürdürülebilir bir işbirliği modeli geliştirileceğinin altı çizilmiştir. Bu kapsamda, Çin’in öncülük edeceği altyapı ve ulaştırma yatırımlarına gümrük kolaylığı ve vergi indirimi politikalarının eşlik edeceği, bu şekilde rota boyunca ticaretin canlandırılacağı deklare edilmiştir.

Xi tarafından ilk kez duyurulan Kuşak ve Yol Girişimi’nin (KYG) bütünüyle uygulanabilmesi için Çin’in 900 alt projede 890 milyar dolar harcaması gerektiği hesaplanmaktadır.[5] 5 trilyon dolara yakın alt yapı yatırımı yapılması gerektiği, bu kapsamda, yalnızca Çin’in yılda 150 milyar dolar harcayacağı tahmin edilmektedir. Ayrıca Çin’in, rota üzerindeki ülkelere toplamda 130 milyar dolara yaklaşan kredi vereceği ön görülmüştür.[6]  KYG ile kesintisiz ve hızlı ticaret kanallarının oluşturulmasının yanında rota boyunca çok sayıda altyapı çalışması da yürütülmektedir. Bu kapsamda Çinli kamu iktisadî teşebbüsleri ve özel şirketler, kara ve deniz rotaları boyunca devasa yatırımlar için kolları sıvamıştır.

Girişimin doğrudan ve dolaylı olarak etkileyeceği ülkeler hesaba katıldığında, dünyada bilinen enerji kaynaklarının %75’i, nüfusun %70’i ve gayri safi milli hasılanın %55’i tabloya girmektedir.[7] Girişim, Çin devlet yetkilileri tarafından kıtalar ve kültürler arası etkileşimi artıracak sosyo-kültürel ve ekonomik bir atılım olarak nitelendirilmektedir.[8] Bu haliyle KYG’yi bir projeden ziyade kompleks bir girişim olarak adlandırmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Çin Halk Cumhuriyeti’nin 100.yılını kutlayacağı 2049’da tümüyle tamamlanacağı öne sürülse de, kesin bir tarihten bahsetmek henüz güç görünmektedir.

Bu raporda, Kuşak ve Yol Girişimi’nde Çin’in amaçları, etkinlik sahası ve finansman kaynakları incelenmiştir. Ayrıca, KYG kapsamında düzenlenen işbirliği zirvesi ele alınmış ve Türkiye için politika önerileri sıralanmıştır.

 

1. Girişimin Amaçları

KYG ile Çin’den Asya, Afrika ve Avrupa’ya oldukça düşük gümrük bedelleriyle hızlı biçimde mallarını ulaştırabilmesinin Çin’in hem ihracat kapasitesini olağanüstü derecede yükselteceği hem de bölgedeki politik etkinliğine seviye atlatacağı değerlendirilmektedir. Çin’in alt yapı ve üretim kapasitesini rota üzerindeki 68 ülkeye bağlaması ön görülen Girişim, birbiriyle bağlantılı kara ve deniz yolları sisteminden meydana gelmektedir. Rota üzerindeki ülkelerin nüfusu 4,4 milyarı bulmaktadır. Girişim, Devlet Başkanı Jinping’in Çin’in dışa açılma stratejisinin en önemli ayağı olarak öne çıkmakta ve yeni dönemde ülkenin dış politika vizyonunun sacayaklarından biri olarak değerlendirilmektedir. Girişimin rotası üzerinde bulunan çok sayıda otoyol, liman ve havalimanı Çinli işletmeler tarafından inşa edilmekte, işletilmekte veya satın alınmaktadır. 1999’da gündeme gelen dışarı çıkma (zouchuqu) stratejisinin devamı olarak yürütülen bu süreçte doğrudan ve dolaylı olarak dünya nüfusunun %75’inin etkilenmesi beklenmektedir.

70’e yakın ülkenin dahil olduğu böyle geniş çaplı bir girişimde Çinli yetkililer, politikalarının yalnızca ekonomik sâiklerle geliştirildiğini; KYG ile ülkeler ve kıtalar arası bağlantıların derinleştirilerek ticaretin artırılmasını amaçladıklarını sık sık deklare etmektedir.

 

2. Kapsadığı Alan

Çin’in Xi’an şehrinden başlayacak Modern İpek Yolu’nun kara bağlantısının Moğolistan ve Kazakistan’dan geçerek Rusya ve İran kollarına ayrılarak Avrupa’ya ulaşması beklenmektedir. Girişimin deniz bağlantıları Güney Çin Denizi’nden Endonezya’ya ve Hint Okyanusu’na, oradan Kenya’ya; Kızıldeniz’i geçerek Akdeniz’e ve dolayısıyla Avrupa’ya ulaşmaktadır. Girişimle ilgili gerek Çin resmî kaynaklarında gerek uluslararası basında çok sayıda haber ve analiz yayımlansa da henüz kara ve deniz yollarının kesin rotasını çizmek mümkün değildir. Ülkelerin protokoller imzalayarak Girişime aktif biçimde katılmasıyla kara ve deniz rotalarının kesinleşmesi beklenmektedir. Ancak Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve Çin-Pakistan-Hindistan Myanmar Koridoru gibi projelerin yapımına başlanmıştır.

Kara ve deniz yollarının yanı sıra, bu rotadaki merkezlere bağlanan yollarda da altyapı ve ulaşım projeleri sürdürülmektedir. Çin tarafından finanse edilen bu yatırımlar arasında 750 kilometrelik Cibuti-Etiyopya kara yolu ve 480 kilometrelik Mombasa-Nairobi tren yolu dikkat çekmektedir. Bu gibi yatırımlardan da anlaşılacağı üzere, yalnıza ticaret rotası değil, ulaşılacak merkezlerin kendi ticari ağları da geliştirilmektedir. Böylece, deniz yolu ile Kenya’nın başkenti Nairobi’ye ulaşılırken, ticaret, bu şehirden tüm Afrika’ya devam edebilcek şekilde tasarlanmıştır. Çin, KYG ile ticari ağını genişletmekle kalmayıp askeri anlamda operasyonel kabiliyetini de katlamaktadır. Bu kapsamda Cibuti’de açılan askerî üs, kurulacak deniz rotasının güvenliğini ve Çin’in Afrika kıtasındaki etkinliğini artıracak niteliktedir.

 

3. Finansman

2013-2017 arasında, Çin devletine ait 50 şirketin KYG kapsamında 1700 proje yürüttüğü açıklanmıştır.[9] Yalnızca Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun (ÇPEK) 46 milyar dolara mal olduğu göz önüne alındığında, projelerin mali açıdan devasa bir boyuta sahip olduğu açığa çıkmaktadır. 2014 yılında KYG girişiminin finansmanı için 57 ülkenin katılımıyla İpek Yolu Fonu (Silk Road Fund/SRF) kuruldu. İlk etapta 40 milyar dolar kaynağın ayrıldığı fonun, girişim kapsamında hayata geçirilecek kritik yatırımları finanse etmesi beklenmektedir. 2017 yılında, ekstra 113 milyar dolarlık bir kaynağın daha aktarılacağı Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından açıklanmıştır. Fonun etkinlik alanına giren yatırımlar arasında Çin-Moğolistan-Rusya, Çin-Orta Asya, Hindiçin Yarımadası, Çin-Pakistan ve Bangladeş-Çin-Hindistan-Myanmar hatlarındaki altyapı ve ulaşım projeleri bulunmaktadır.[10]

2014 sonuna gelindiğinde ise yine Çin’in liderliğinde 100 milyar doları aşkın bir yatırımla Asya Altyapı Yatırım Bankası (Asian Infrastructure Investment Bank/AIIB) kuruldu. Bankanın kademeli olarak yatırımları artırması planlandı. Buna göre, 2016’da 1,5 ila 2, 2017’de 3 ila 5 milyar dolar fon ayırdığı açıklanan bankanın 2018’de 10 milyar dolara yakın yatırım yapması beklenmektedir.[11] Ayrıca Çin, bir BRICS[12] inisiyatifi olan Yeni Kalkınma Bankası’na (New Development Bank/NDB) Girişim kapsamında 10 milyar dolarlık bir yatırım yapacağını açıklamıştır.

SRF, AIIB ve NDB’nin ulus-üstü finansal yapıların,  Girişimin finansmanındaki üç sacayağını oluşturduğu söylenebilir. Bir başka dikkat çeken nokta da Çin tarafının çoğunlukla kamu iktisadi teşebbüsleri vasıtasıyla projelerde yer almasıdır. Aynı şekilde, finansman konusunda Çin devleti doğrudan inisiyatif almaktadır. Projelerde özel şirketlerin yer alıp almayacağını, Çin’le projelerde partnerlik kuracak ülkelerin tutumunun belirleyeceği ön görülmektedir. Ancak Pakistan ve Myanmar örneklerinde görüldüğü üzere, böyle bir durum henüz yaşanmamıştır.

 

4. Uluslararası Girişimler

14-15 Mayıs 2017’de Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen zirveye aralarında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bulunduğu 28 ülkeden devlet ve hükümet yetkililerinin yanı sıra IMF gibi uluslararası finans kurumlarından temsilciler de katıldı.[13] 29 ülkeden üst düzey katılım sağlanırken Zirve sonrası KYG’ye 70 ülkenin katılacağını açıklayan Xi Jinping, “Girişimin ideolojik sâiklerle yürütülmediğini” ve Çin’in bu mevzuda “herhangi bir politik ajandaya sahip olmadığını” ısrarla vurguladı.[14] Zirveye üst düzeyde sağlanan geniş katılımla birlikte verilen sıcak mesajlar Girişimin geleceği açısından iyimser bir tablonun ortaya çıkmasına katkı sağladı. Özellikle Xi ile Erdoğan arasında kurulan diyalog ve Erdoğan’ın Girişime dair verdiği olumlu mesajlar, “kuşak” olarak adlandırılan kara rotasında kilit bir pozisyona sahip olan Türkiye’nin KYG’ye aktif olarak katılabileceğini gösterdi.

Öte yandan, küresel düzeyde zaman zaman Çin’le birlikte hareket eden Rusya ve Hindistan’ın girişime ilişkin bazı endişeleri söz konusudur. açısından endişelere sebep olmaktadır. Girişimin, Rusya’nın öncülük ettiği Avrasya Ekonomik Birliği’ne rakip olabileceği düşüncesi, Rus Devleti’nin İnisiyatif’e temkinli yaklaşmasında önemli rol oynamaktadır.[15] Benzer biçimde Hindistan’da da, Çin’in bu ölçüde, kontrolsüz biçimde güçlenmesinin problemlere sebep olacağına dair sesler yükselmektedir. Bu iki ülkenin temkinli muhalefetine rağmen, KYG’nin “karşısında” yer aldıklarına dair bir izlenim bulunmamaktadır.[16] Girişim, Avrupa çıkarlarıyla örtüşmesi ve ucuz malların girişiyle üretimin tembelleşmemesi şartlarıyla Avrupa Birliği tarafından da olumlu karşılanmaktadır.[17]

Bununla beraber, zirvede, Girişimde kilit pozisyona sahip Hindistan’ın yanı sıra, Afganistan, Türkmenistan, İran ve Irak gibi ülkelerden temsilcilerin bulunmaması dikkat çekti. Bu gelişmeler göz önüne alındığında, Girişimin henüz başlangıç düzeyinde olduğu ve yatırımlardan önce rota üzerinde olan devletlerin de tümüyle ikna edilmesi gerektiği ortaya çıktı.

 

Sonuç

Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında yapılacak yatırımlar ile hem bölgeler arası etkileşimin artırılması hem de Çin’in ihracat kapasitesinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Girişimin doğrudan ve dolaylı olarak etkileyeceği ülkeler hesaba katıldığında, dünyada bilinen enerji kaynaklarının %75’i, nüfusun %70’i ve gayri safi milli hasılanın %55’i tabloya girmektedir. Bu haliyle girişimi, yalnızca altyapı yatırımları ve krediler üzerinden ele almak yerine, Çin’in dışa açılma hamlesinin ve yeni dış politika vizyonunun en önemli araçlarından biri olarak görmek daha doğru olacaktır.

KYG ile hedeflenen “kesintisiz ticaret ağı” hayata geçtiğinde, ticaretin tüm taraflarının yatırımlar ve artan ticaret hacmi ile projeyi bir “kazan-kazan” formülü şeklinde ele alacağı ön görülmektedir. Tüm bu etkenlerle, Çin’in yükselen etkinliğinin, bölgede bir tür soft power şeklinde ortaya çıkacağı açıktır. Bu bakımdan Asya’da Rusya ve Hindistan gibi bölgesel güçler, Çin’in artan etkinliğine karşı KYG’ye temkinli yaklaşmaktadır. Avrupa Birliği ise, ticareti canlandırma hedefini paylaşmakla birlikte, iç piyasasını koruma konusunda önceliklere sahiptir.

Girişimin finansmanı çerçevesinde hayata geçirilen İpek Yolu Fonu ve Asya Altyapı Kalkınma Bankası gibi mekanizmalar, Çin’in takip ettiği ekonomi temelli dış politika vizyonuyla uyumlu bir görünüm arz etmektedir.

Tüm bu şartlar göz önüne alındığında KYG’nin yalnızca Asya’da değil, Avrupa ve Afrika’da da Çin’in stratejik adımları açısından kritik bir konumu bulunmaktadır. Bu sebeple, bölgedeki ülkelerin Pekin’le kuracağı ilişkilerde KYG’nin belirleyici bir konuma sahip olacağı değerlendirilmektedir.

 

[1] The Standard, “Silk Road ‘project of the century’”, Mart 15, 2017, https://goo.gl/4Nd9rY.

[2] Çin Dışişleri Bakanlığı, “President Xi Jinping Delivers Important Speech and Proposes to Build a Silk Road Economic Belt with Central Asian Countries,” Eylül 7, 2013, https://goo.gl/3t4H4t.

[3] ASEAN-China Centre, “Speech by Chinese President Xi Jinping to Indonesian Parliament,” Ekim 2, 2013, https://goo.gl/wDR9kj.

[4] NDRC, “Vision and Actions on Jointly Building Silk Road Economic Belt and 21st-Century Maritime Silk Road,” Mart 28, 2017,  https://goo.gl/6utq2n.

[5] Çin Kalkınma Bakanlığı’nın tahmini için bkz. James Kynge, “One Belt, One Road set to turbocharge renminbi usage,” Financial Times, Kasım 20, 2015, https://goo.gl/oS7mzv.

[6]  Andrew Browne, “Tightened Belt: China Skimps on Its Grand Trade Plan,” The Wall Street Journal, Mayıs 9, 2017, https://goo.gl/jjGzLg.

[7]  François Godement, ‘One Belt One Road’: China’s Great Leap Outward, European Council on Foreign Relations (ECFR), Temmuz 2015. https://goo.gl/BwYwHm.

[8]  PricewaterhouseCoopers, “China’s new silk route: The long and winding road,” Şubat 2016, https://goo.gl/ewXZvK.

[9]   Caixin, “SOEs Lead Infrastructure Push in 1,700 ‘Belt and Road’ Projects,” Mayıs 9, 2017, https://goo.gl/FCbVeC.

[10]  Tian Jinchen, “One Belt and One Road: Connecting China and the World”, McKinsey&Company, Temmuz 2016. https://goo.gl/zvQB4Q.

[11]  James Kynge, “How the Silk Road plans will be financed,” Financial Times, Mayıs 10, 2016, https://goo.gl/ZKMidP.

[12]  Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın oluşturduğu ve bu ülkelerin baş harflerinin bir araya gelmesiyle adını alan işbirliği mekanizması BRICS olarak adlandırılmaktadır. Detaylı bilgi için bkz. Oliver Stuenkel, “The BRICS and the future of global order, Lanham,” MD: Lexington Books, 2015.

[13]   Zirveye devlet başkanı düzeyinde katılan diğer ülkeler: Rusya Federasyonu, Arjantin, Vietnam

[14]  Sidney Leng, “Xi’s new Silk Road ‘has no political agenda’”, South China Morning Post, Mart 15, 2017, https://goo.gl/cXJur7.

[15]   Julien Vercueil, “L’Union économique eurasiatique: une intégration au prisme de la Russie,” Géoéconomie, 2014/4:71, https://goo.gl/UZT8fV.

[16]   Ian Bond, “The EU, The EEU and OBOR: Can they work together?” Centre for European Reform, Mart 16, 2017, https://goo.gl/fiJZvP.

[17]   Marcin Kaczmarski, “Two Ways of Influence-building: The EEU and the OBOR,” Europe-Asia Studies. 69:7, Ekim 5, 2017,  https://goo.gl/ANmGAu.

 

PDF İNDİR

BAAM Direktörü

besermehmetenes@gmail.com