TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

“Huawei Olayı”: Yüksek Teknolojide Soğuk Savaş

40 yıl önce küçük bir başlangıçtan günümüzde küresel güç konumuna gelen Huawei, gelişimi, sıkı çalışması ve istikrarlı bir şirket liderliğiyle Çin’in dünya pazarında artan başarısının bir yansımasıdır. Bugün gelinen aşamada 170’ten fazla ülkede, 180.000 çalışanıyla faaliyet gösteren dünyanın en büyük telekom altyapı donanım şirketi olan Huawei, aynı zamanda dünyanın en büyük ikinci mobil telefon üreticisi konumundadır.[1]

Çin’in teknoloji devi Huawei,  5G olarak da bilinen yeni nesil kablosuz telefon teknolojisinde liderliği hedeflemektedir. ABD’li ve Avrupalı rakiplerini endişelendiren bu durum ise şirketi eleştiri oklarının hedefi haline getirmektedir. Taraflar arasındaki rekabet ortamı zaman zaman gerginliklere sahne olsa da, Aralık 2018’de şirket sahibinin kızı ve şirketin Mali İşlerden Sorumlu Yöneticisi Meng Wanzhou’nun Kanada’da tutuklanması ile ABD-Çin arasındaki ticaret savaşlarında yeni bir döneme girilmiştir.

Kaynak: AFP

 

1. Balıkçı Kasabasından Dünya Devine: Huawei’nin Gelişimi

Huawei şirketi, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nda mühendis olarak görev yapan Ren Zhengfei tarafından, Deng Xiaoping ile başlayan Çin ekonomik reformunun da etkisinde 1987 yılında kurulmuştur.

Küçük bir balıkçı kasabası olan Shenzhen’de telefon donanımları satmak amacıyla kurulan şirket, çeşitli ülkelerin destek verme ve teknolojik birikimlerini paylaşma konusundaki isteksizlikleri üzerine zamanla kendi teknolojisini geliştirmeye yönelmiştir.

Huawei 1987 yılında, yaklaşık 3.500 dolar sermaye ile telefon santrali parçaları üreterek kuruldu. Şirket şu an dünyanın en büyük telekomünikasyon donanımı üreticisidir. / Yugatech                                                     

Çince’de “muhteşem hareket” ve “Çin yapabilir” anlamlarına gelen[2] “Huawei”, bu zorlu sürece kısıtlı yatırım ve basit işçiliklerle başlamıştır. İlerleyen aşamalarda Araştırma & Geliştirme (AR-GE) faaliyetlerine büyük önem vermesi ve düşük fiyat politikası izlemesi ile hızla büyüme sağlamıştır. Batılı rakiplerini çeşitli zorluklar neticesinde birer birer eleyerek 180.000’den fazla çalışana sahip olan Huawei günümüzde 170’ten fazla ülke ve bölgede faaliyet gösteren küresel bir firma haline gelmiştir[3].

Geçtiğimiz çeyrekte %28’i aşan pazar payı ile Çin’in en büyük akıllı telefon satıcısı konumunda[4] olan firma, kasım ayında Apple’ı geride bırakarak dünyanın en büyük ikinci akıllı telefon üreticisi konumuna yükselmiştir.[5] Şirket, günümüzde bilgi ve iletişim teknolojisi (ICT) çözümleri, telekomünikasyon donanımları, akıllı telefonlar ve mobil internet alanlarında hizmet vermektedir.

Huawei’nin böylesine hassas bir sektörde uluslararası bir başarıya ulaşmasında, Çin Komünist Partisi’nin ülkenin önde gelen kurumları üzerinde düşük kontrol politikası uygulaması; şirketin yüksek kalitede, rekabetçi fiyatlı ürünler sunması, yerel kurumların sağladıkları yardımlar ve şirketin hedef pazarlarda kendisini zekice konumlandırması önemli rol oynamıştır. Huawei’nin diğer şirketlerin varlıklarını sarsacak derecede hızlı yükselişi sonuç olarak tüm dünyada dikkatleri üzerine çekmiştir.

Telekomünikasyon Şirketlerinin Sipariş Sayıları (2014-2018) / International Data Corporation(IDC)

Çin’in küresel teknolojik rekabette avantajlı konuma geçmesini sağlayan teknoloji devi Huawei’nin hedef haline gelmesinin temel nedeni, akıllı telefon pazarında giderek artan gücünün yanı sıra dünyada devrim yaratması beklenen 5G alanında sahip olduğu güçtür. Şirket, dünyanın yakından takip ettiği 5G’nin de en önemli oyuncularından biridir ve aynı zamanda bu alandaki patentlerin yüzde 10’una sahiptir.[6]

Kaynak: IPltics

Şirketi hedef haline getiren bir başka neden ise, en büyük rakipleri sayılabilecek İsveç’ten Ericsson ve Finlandiya’dan Nokia dışında, ABD’nin telekomünikasyon donanımlarında Huawei’nin karşısına güçlü bir küresel rakip çıkaramamasıdır. Huawei’nin yükselişi sürecinde söz konusu diğer şirketler büyük zararlar ve işten çıkarmalarla mücadele ederken firma 100 milyar dolardan fazla yıllık gelir elde ederek Çin’de güçlü bir üs inşa etmiş ve 5G’nin geleceğini belirlemede etkili olacak fikri mülkiyeti elde etmiştir.[7]

Kaynak: GSMA Intelligence

Yeni nesil mobil iletişim teknolojisi olan 5G, kullanıcılarına 4G ağlarına oranla 100 kat daha fazla hız ve daha yüksek kapasite sunmaktadır.[8] Daha da önemlisi söz konusu teknoloji ile akıllı şehirler ve otomatik araçlar birbirine bağlanarak günlük yaşamımı kökten değiştirebilecek olan “nesnelerin interneti”nin oluşumu sağlanacaktır.[9] Birbirine bağlanacak olan bu akıllı şehirlerin merkezinde ise 5G ağlarının kontrolünü elinde tutan güç yer alacaktır. Veri rekabeti giderek tırmanırken Çin’in “Made in China 2025” stratejisi doğrultusunda 2025’te 428 milyon cihazın birbirine entegre olması beklenmektedir.[10]

Huawei karşıtı taraflar, şirketin öncülüğünde oluşacak bu ağın yeni siber güvenlik açıklarına neden olacağını iddia etmektedirler. Şirketin kurucusu ve icra kurulu başkanı Ren Zhengfei’nin, şirketi kurmadan önce orduda görev yapmış olması ve Komünist Parti ile olan ilişkisi ise diğer ülkelerin ulusal güvenliklerine tehdit olarak görülmektedir. Şirketin geliştirdiği teknolojiler yardımıyla yabancı hükümetlerle ilgili casusluk faaliyetlerinde bulunacağı ifade edilmektedir.[11]

Ayrıca, Huawei’nin bugünkü rakipleri olarak sayabileceğimiz ABD’nin Cisco, Finlandiya’nın Nokia ve İsveç’in Ericsson şirketleri de, şirketin küresel çapta birbiri ardına rekor kıran satışları karşısında oldukça zorlanmaktadırlar. Bahse konu şirketler, bu zorluklarla başa çıkmak için Huawei’yi ortak tehdit olarak göstermekte ve şirketin öne çıktığı birçok alanda mümkün olan her yolla şirketi boykot etmektedirler.

Buna karşın Ren Zhengfei, bahsi geçen iddiaları reddetmekte ve şirketin hükümetten bağımsız, özerk bir yapıda olduğunu vurgulamaktadır. Ren ayrıca, şirket hisselerinin yalnızca %1,5’ten az bir kısmına sahip olduğunu, geri kalanının çalışanların elinde olduğunu ifade etmiştir.[12] Fakat gelinen aşamada Huawei, karşıtları tarafından “Çin askeri ve güvenlik servislerinin casusluğunu yapan bir şirket” olarak nitelendirilmektedir.[13]

Bütün bu gelişmelere rağmen Huawei, 2018’i yüzde 21’lik bir büyüme ve 108,5 milyar dolarlık bir gelirle kapatmayı başarabilmiştir.[14] Dünyanın lider telekomünikasyon donanımı üreticisi olan şirketin 5G internet ağı kurulumunda öncü konumu ve bir önceki yıla göre %30 artışla 200 milyondan fazla cihaz satması, gelirinin %40’tan fazla bir artışla 52 milyar dolara yükselmesini sağlamıştır.[15]

 

2. ABD-Çin Teknolojik Geriliminin Geçmişi

Geçmişte Çin’in Halkın Kurtuluşu Ordusu’nda görev yapmış bir mühendis olan Huawei şirketinin kurucusu Ren Zhengfei, ürünlerinin güvenlik açısından tehdit oluşturmadığını belirtmiş olsa dahi ABD ve Çin arasındaki teknolojik gerilim uzun zamandır sürmektedir.

2012 yılında ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu’nun raporunda, Huawei “ulusal güvenlik tehdidi” olarak nitelendirilmiştir.[16] Buna dayanak olarak raporda, “şirket teknolojisinin Çin hükümeti tarafından casusluk amacıyla kullanılabileceği” belirtilmiştir. İstihbarat Komisyonu bir yıl süren soruşturma sonucunda, Amerikan şirketleri ve hükümetinin, Çinli telekomünikasyon ve teçhizat sistemi şirketleri Huawei ve ZTE ile iş yapmaktan kaçınması gerektiğini belirtmiştir.[17]

Huawei daha önce de Amerikan şirketleri devralması öncesi yetkilileri bilgilendirmemesi ve patent ihlalleri nedeniyle sıkıntılar yaşamaktaydı. Fakat söz konusu gerilimin asıl tırmanışı, 2018 yılının ilk aylarında ABD ve Çin arasında ticaret savaşının giderek belirgin hale gelmesi ve teknolojik alana da sıçramasıyla gerçekleşti.

Teknolojik alanda ortaya çıkan ilk gerilim, ABD’nin en büyük ikinci GSM şirketi AT&T ve Çin’in telekom operatörü Huawei arasında yaşandı. Kongre kaynaklarına dayandırılan habere göre, ABD’li yetkililer AT&T’den, yeni nesil 5G şebekesi için Huawei ile standartlar üzerinde yaptığı işbirlikleri başta olmak üzere, ticari bağlarını kesmesini talep etmiştir. Yetkililer ulusal güvenlik kaygılarını öne sürerek, telekom operatörü China Mobile’ın ABD pazarına girme planlarına da karşı çıkmıştır. Kongre üyeleri, Huawei veya China Mobile ile bağları olan ABD firmalarının hükümet ile iş yapma potansiyellerini zorlaşacağını kaydetmiştir. Senatörler Huawei ve ZTE hakkında kullanım ve sözleşme yapımını yasaklayan bir tasarıyı kongreye sunarken China Mobile’a ise ticaret yapma lisansının verilmesini istememişlerdir. [18]

ABD hükümetinin söz konusu politik baskısında Çinli telekom şirketleriyle iş yapmanın “ulusal güvenlik sorunu” olduğu vurgusu ön plana çıkmaktadır. Bu durum ise Çinli şirketlerin uzun zamandır ABD pazarında bir pay sahibi olmak için verdikleri mücadeleleri zorlaştırmaktadır. Nitekim AT&T ile Huawei arasında kurulacak ortaklık, AT&T tarafından herhangi bir açıklama yapılmaksızın son anda iptal edilmiştir. Şirket, Huawei’nin yeni akıllı telefonunu ABD’de satma konusunda anlaşmaktan vazgeçtiğini duyurmuştur.[19]

Hükümetin yanı sıra CIA, FBI ve NSA’nın aralarında yer aldığı ABD’nin altı istihbarat örgütü, Huawei ve ZTE’nin casusluk faaliyetlerine karşı halkı Çinli şirketlerin ürün ve servislerini kullanmamaları konusunda uyarmıştır.[20] Pentagon da “potansiyel güvenlik tehdidi” gerekçesiyle askeri üslerinde Huawei ve ZTE telefonlarının satışını yasaklamıştır.[21]

Öte yandan, ABD hükümeti 2018 yılının Nisan ayında, Huawei’ye İran’a uygulanan yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle soruşturma açmıştır. Ayrıca Huawei’den sonra Çin’in iki numaralı telekomünikasyon donanım üreticisi ZTE’yi de hedef alarak yatırım ihlalinde bulunduğu gerekçesiyle ABD piyasasında teknolojik ürün satışlarına yedi yıl boyunca yasak getirmiştir. Daha öncesinde yaptırım uygulanan İran ve Kuzey Kore’ye telekomünikasyon donanımı sağladığı için ceza alan ZTE, yasağın kaldırılması için 1 milyar dolar ceza ödemeyi kabul etmiştir.[22]

Yürütülen görüşmeler sonrası, Çin’in bazı gümrük tarifelerini kaldırmayı ve ticari dengesizliği azaltmak için ABD’den daha fazla mal ve hizmet almayı kabul etmesi üzerine yasağın kaldırılmasına karar kılınmıştır. Fakat kısa bir süre sonra Başkan Trump, Savunma Yetki Yasası’nın bir parçası olarak sözkonusu iki Çinli markanın kamu görevlilerince kullanımını yasaklamış; markalara karşı aldığı önlemleri genişletmiştir.[23] Çin ise uygulanan önlemlere karşı ABD mallarına koyulan vergileri artırma yoluyla karşılık vermiştir.[24]

Trump, 5G için gerekli altyapının inşa edilmesinde dünya çapında en iddialı şirketlerden biri olan Huawei’nin ABD’nin 5G hatları yapım ihalesine talip olmasını ulusal çıkarlara aykırı gördüğünü açıklayarak şirkete karşı sergilediği kararlı tutumu bir kez daha göstermiştir.[25]

Çinli şirketler, yatırımlarını ve müşteri portföyünü artırmak amacıyla ABD’de milyonlarca dolarlık faaliyetlerde bulunmuş olsalar da süreç, Donald Trump’ın başkan seçilmesi sonrasında gümrük vergilerinin artırılması ve ek yaptırımların uygulanması ile tersine dönmüştür. Ayrıca Trump’ın şirketlere yönelik söz konusu engelleme çalışmaları 2018 sonu itibariyle Amerika sınırlarını da aşmıştır. Çin’in Huawei ağlarını ABD askeri üslerinin bulunduğu ülkelerde kullanarak casusluk faaliyetlerinde bulunması tehdidine karşı Trump’ın Avustralya, Kanada, Güney Kore’den destek istemesi ve ambargoya dâhil olmak isteyen AB ülkelerine finansal yardım teklifinde bulunmasıyla olay uluslararası boyuta taşınmıştır.[26]

 

3. Tutuklama Olayının Gelişimi

Çinli teknoloji devi Huawei’nin üst düzey Mali İşler Yöneticisi (CFO) ve aynı zamanda şirketin kurucusu ve sahibi Ren Zhengfei’nin kızı olan Meng Wanzhou (Sabrina Meng) ABD’li yetkililerin talebi üzerine 1 Aralık’ta Hong Kong’dan Meksika’ya giderken transit uğradığı Kanada’da tutuklanmıştır.[27]

Meng’in tutuklanma sebebi olarak “şirketin ABD tarafından uygulanan İran yaptırımlarını ihlal etmesi” öne sürülmüştür. Meng’in 2009-2014 arasında yönetim kurulunda olduğu dönemde uluslararası bankalara Huawei’nin İran’daki iştirakı Skycom firmasını bağımsız şirketler olarak tanıtarak yanıltıcı bilgiler vermek, sahtekârlık ve komplo kurmakla suçlandığı ise ilk kefalet duruşmasında ortaya çıkmıştır.[28]

Huawei’ye ABD tarafından İran’a yönelik yaptırımları ihlâl ettiği gerekçesiyle nisan ayında soruşturma açılmıştır. Amerikan hükümetinin talebi üzerine tutuklanan Meng’in, 22 Ağustos’ta New York Doğu Bölgesi Mahkemesince çıkarılan tutuklama kararı ile sahtekârlık suçundan yargılanacağı açığa çıkmıştır. Meng’in Vancouver’da uçak değiştireceğinin öğrenilmesi ile Kanada’daki tutuklama kararının ise 30 Kasım’da çıkarıldığı belirtilmiş, ayrıca Kanada’da yapılacak yargılama sonrası tanımlanmamış suçlamalardan yargılanmak üzere ABD’nin iade talebinde bulunacağı da basında yer almıştır.[29]

Olayın gelişmesinde dikkat çeken bir diğer unsur, Meng’in talebiyle alınan basın yasağı üzerine kamuoyuna yansımayan tutuklamanın, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in bir araya geldikleri ve iki ülke arasında 90 gün boyunca yeni gümrük vergisi getirilmemesi konusunda anlaştıkları G-20 Liderler Zirvesi’nde açığa çıkmasıdır. Her ne kadar alınan karar ABD ve Çin devlet başkanlarını bir araya getirerek iki ülke arasında devam eden ticaret savaşına kısa bir ara verdirmiş olsa da, sonrasında ortaya çıkan tutuklama kararı taraflar arasında oluşan ılımlı havaya yönelik bir sabotaj olarak yorumlanarak iki büyük güç arasında yeni bir krize sebep olup olmayacağı yönünde soruları gündeme taşımıştır.

 

4. Tutuklama Sonrası: Artan Şüpheler & Huawei Karşıtı Mücadele

Birden fazla uluslararası kurumu dolandırmak amaçlı komplo kurmak ve sahtekârlıkla suçlanan Meng’in tutuklanmasının ardından Huawei, Birleşmiş Milletler, ABD ve Avrupa Birliği’nin yaptırım ve ihracat kontrolleri dâhil olmak üzere faaliyet gösterdiği tüm bölgelerde yasalara ve düzenlemelere uyduğunu açıklamıştır. Huawei’nin ilk açıklamaları, şirkete suçlamalar hakkında yeterince bilgi verilmediği, Meng’in herhangi bir hatasından haberdar olmadıkları yönünde olmuştur.[30]

Başkan Trump, tutuklama sonrasında Reuters’e verdiği demeçte ulusal güvenliğin sağlanmasına ya da Pekin ile yapılacak ticaret anlaşmasını güvence altına almasına yardımcı olacaksa Meng aleyhinde Adalet Bakanlığı’na müdahale edebileceğini ifade etmiştir.[31] Böylelikle tutuklama sürecinin henüz başındayken konuyu politize etme konusundaki istekliliğini açıkça ortaya koymuştur.

Çinli şirketin “ulusal güvenlik tehdidi” olarak hedef alındığı tutuklama hakkında Çin Dışişleri Bakanlığı Kanada’yı insan hakları ihlaliyle suçlamış, Meng’in derhal serbest bırakılmasını talep etmiştir. Fakat Meng’in ABD’nin talebi ile yargılanmak üzere ABD’ye gönderilebileceğinin basına yansıması sonrası Çin hükümeti Pekin’deki Kanada elçisini çağırarak kendisine, Meng’in bırakılmaması halinde ortaya çıkacak ciddi sonuçlardan Kanada’nın tam sorumlu tutulacağını belirten sert bir nota vermiştir. Hükümet ardından ABD büyükelçisini çağırarak tutuklama kararının çekilmesini istemiş, ABD’yi, eylemlerine bağlı olarak alınacak önlemlere karşı uyarmıştır.[32]

ABD’nin resmi iade talebinin beklendiği süreçte Kanada’daki mahkeme, sağlık durumu sebebiyle Meng’in şartlı salıverilmesine hükmetmiştir. 10 gün tutukluluk sonrası Meng, Vancouver’da elektronik kelepçe taşıyarak ikamet edeceğini, belirlenen bölgenin dışına çıkamayacağını, 7/24 gözetim altında tutulacağını belirten kefalet sözleşmesine imza atmıştır.[33]

Tutuklama, Çin basınında “ABD’nin Huawei’ye ve uluslararası saygınlığına zarar verme amacına sahip olduğu” değerlendirmesiyle yer almıştır. Çin basını olayı, ABD’nin Huawei’yi ortak tehdit olarak göstererek müttefiklerine Çin’e uygulanan baskıyı arttırmak için mesaj vermesi olarak yorumlamıştır. [34] Nitekim tutuklamanın ertesi günü Avrupa Birliği Komisyonu yetkililerinin Çin şirketlerine karşı “ortak kaygı” çağrısını[35] Japonya’nın siber güvenlik endişeleri sebebiyle Huawei ve ZTE’nin kamu telekomünikasyon ürünlerinin alımını yasaklayan açıklaması[36] takip etmiştir.

ABD’nin Çin telekomünikasyon sektörüne karşı giriştiği mücadelede gelinen son aşamada “Beş Gözler” de (Five Eyes) ortak tavır sergilemiştir: Avustralya ve Yeni Zelanda Huawei’yi ülkelerinin 5G altyapı inşa süreçlerinden men etme[37] ve İngiliz BT Group var olan Huawei donanımlarını haberleşme altyapısının merkezinden kaldırarak birçok alanda kullanmama kararı[38] almıştır. Yine bu kararlara, Fransız Telekom şirketi Orange’ın 5G kurulumunda Huawei ile çalışmama kararı, Alman Deutche Telekom’un Huawei’nin güvenlik açığından endişe duyduklarını belirtmeleri ve sonrasında gelen yeni nesil mobil ağlardan yasaklama kararı[39]; Tayvan’ın da Huawei ve ZTE’nin ağ altyapı ve donanımlarının kullanımını 5 yıl süreyle yasaklama kararı[40] ile Çin’e karşı yürütülen lobi faaliyetleri kartopu etkisiyle büyüyerek çoğu ABD müttefikinin yer aldığı uluslararası bir kampanyaya dönüşmüştür.

Şirket kendisini Çin hükümetinden bağımsız ve çalışanlarının büyük hissesine sahip olduğu özel bir şirket olarak tanımlasa da, Huawei karşıtı taraf, Çin Komünist Partisi’nde ve Çin Ordusu’nda yer almış bir mühendis tarafından yönetilen şirketin bağımsızlığını sorgulayarak şirketi istihbarat bilgileri edinen ve casusluk yapan bir kurum olarak değerlendirmektedir.

Şubat 2018 itibariyle Huawei’ye Yasak Uygulayan ve Yasak Uygulamayı Düşünen Ülkeler / Bloomberg

Meng’in tutukluluk süreci 12 Aralık 2018 tarihinde kefaletle serbestlikle sonuçlanmış olsa da Kanada ve Çin arasında yaşanan kriz, “Çin ulusal güvenliğini tehlikeye atan faaliyetlerde bulunma” şüphesiyle birçok Kanada vatandaşının Çin hükümetince gözaltına almasıyla farklı bir boyuta taşınmıştır. Tutuklama dalgası Uluslararası Kriz Grubu’nda (International Crisis Group) çalışan Kanadalı eski diplomat Michael Kovrig’in gözaltına alınmasıyla başlamıştır. Çinli yetkililer tarafından sorgulandıktan sonra iş adamı Michael Spavor’dan haber alınamaması ve Kanada vatandaşı Sarah McIver’ın gözaltına alınması ile tırmanan kriz daha da derinleşmiştir. Eski diplomat ile işadamı hakkında “ulusal güvenliği tehdit” şüphesiyle soruşturma açılırken diğer Kanada vatandaşının gözaltına alınmasının ulusal güvenlik endişelerinden kaynaklı olmayıp “kaçak istihdam” nedeniyle gerçekleştirildiği Çin Dışişleri Bakanlığı’nca duyurulmuştur.[41]

Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Kanada Başbakanı Trudeau, Kanada’da yargının bağımsız olduğunu belirtmiş, yetkililerin süreç boyunca kararlarını politik müdahale olmaksızın aldığını vurgulamıştır. Başbakan, yaşananların dünyanın iki büyük ekonomisi arasındaki ticaret savaşının Kanada ve tüm küresel ekonomiye yansıyan endişe veren bir sonucu olduğunu ifade etmiştir.[42] Eski Kanada büyükelçileri Howard Balloch[43] ve Guy Saint-Jacques ise yaptıkları açıklamalarda konunun tesadüfi olmadığını, Çin’in Kanada hükümetine baskı oluşturmak amacıyla bir mesaj ve misilleme geliştirdiğini değerlendirmiştir. [44] Diplomatlar, Kanada yargı sisteminin bağımsız yapısını vurgulayarak yapılanların işe yaramayacağını da sözlerine eklemiştir. Kanadalı yetkililerce, Çin’in toplamda 13 Kanada vatandaşını gözaltına aldığı fakat bunlardan sekizinin serbest bırakıldığı bildirilmiştir.[45]

Çinli bir Huawei çalışanı ile bir Polonya vatandaşının “casusluk” yaptıkları gerekçesi ile gözaltına alındığının açıklanmasıyla[46] tutuklama olayları taraf ülke sınırlarını aşarak uluslararası bir boyut kazanmıştır. ABD-Çin arasındaki ticari savaşın yeni bir boyutu olarak algılanan bu tutuklama, iki büyük güç arasındaki mücadelenin farklı coğrafyalara yayılabileceğini göstermiştir.

Uzmanlar, gerçekleşen tutuklamaları “misliyle mukabele” olarak yorumlamaktadır. Çin’in 2016 yılında 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Kanada vatandaşı Robert Lloyd Schellenberg’ı uyuşturucu kaçakçılığından yeniden yargılayarak idama mahkûm etmesi diplomatik bir misilleme olarak değerlendirilmektedir. [47]

Gelinen aşamada söz konusu karşılıklı diplomatik girişimler, uluslararası toplumun tepkileri ve tüm bu tutuklama kararları, gerginliğin kontrolden çıkarak gittikçe büyüdüğünün göstergesidir. Yaşanan gelişmelerin Kanada-ABD-Çin arasındaki hassas ilişkilerinin geleceğine yönelik kalıcı bir hasara yol açacağı da yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

5. İade Sürecinin Başlatılması ile Tırmanan Gerginlik

Huawei üst düzey yöneticisi Meng Wanzhou’nun tutuklama sürecinde, Kanada’nın ABD’nin resmi iade talebine karşı karar vermek için son tarihi 1 Mart’tı. Fakat karar öncesi Kanada iç siyasetinde yaşanan gelişmeler, Başbakan Justin Trudeau’nun Huawei’nin üst düzey yetkilisinin tutuklanmasında hükümetin hiçbir rolü olmadığı ve Kanada yargısının bağımsız olduğu yönündeki açıklamalarına gölge düşürmüştür. Ekim ayındaki seçimlerine giderken Trudeau, iç kamuoyunda SNC-Lavalin adlı inşaat şirketi hakkında yürütülen soruşturmaya müdahale ettiği ve şirkete yolsuzluk davası açılmaması için baskı yaptığı iddialarıyla karşı karşıya bulunmaktadır.[48] Danışmanı ile Hazine Bakanının da istifa ettiği sürece Çinli yetkililer dışarıdan müdahil olarak Kanada yargı bağımsızlığını sorgulama şansı yakalamış; hükümete, çifte standart uyguladığı yönünde ağır eleştiriler yöneltmiştir.[49]

ABD Adalet Bakanlığı’nın Meng Wanzhou’ya yolsuzluk, adaletin yerine getirilmesine engel olma ve teknoloji hırsızlığı gibi 23 farklı suç isnat edildiği ve iadesi halinde her bir suçlama için en fazla 30 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağı[50] dosyada kritik karar 1 Mart’ta verilmiştir. Meng’in iadesinin, ABD-Kanada arasındaki suçluların iadesi anlaşmasına uygun olup olmadığını değerlendiren Kanada Adalet Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklama ile resmi iade sürecinin başlatılmasına onay vermiştir.[51] Çin Dışişleri Sözcüsü ise iade kararını, “Kanada’nın sözde yargılama sürecini kasten sürdürdüğü politik bir olay” olarak nitelendirmiştir.[52]

Sürecin en başından bu yana, ABD ve diğer ülkelerin karar ve tutumlarına karşı, suçlamaları reddetme ve çeşitli basın açıklamalarında bulunma yolunu seçen Huawei’nin karar sonrasında daha agresif bir tavır sergileyeceği yaşanan gelişmelerle ortaya çıkmıştır. İade sürecinin başlatılması onayı sonrası Meng’in avukatları, gözaltına alınma, aranma ve sorguya çekilme sürecinde “anayasal haklarının ciddi şekilde ihlal edildiği”ni ileri sürerek Kanada Federal Hükümeti, sınır idaresi ve federal polisine dava açmıştır.[53] Ayrıca Çin Komünist Partisi Merkezi Yasal ve Siyasi İşler Komisyonu’nun yaptığı açıklama ile Aralık ayından bu yana ulusal güvenliği tehdit eden faaliyetlerde bulunma suçlamasıyla gözaltında bulunan eski diplomat Michael John Kovrig ve iş adamı Michael Spavor, Çin’in gizli bilgi ve istihbaratını çalmakla suçlanmıştır.[54] Açıklamaya göre, Kovrig ulusal gizliliği bulunan bilgileri çalmak ve casuslukla suçlanırken Spavor’un da Kovrig’e istihbarat sağladığı ileri sürülmüştür.

Huawei bir sonraki aşamada, ABD’nin Huawei ürünlerinin federal kurumlarda kullanımını yasaklama kararına karşı Texas’ta dava açma kararı almıştır. Şirket, ABD Anayasasının herhangi bir yargılama olmaksızın kişi, grup veya şirketleri özel olarak hedef alan cezalandırıcı yasal düzenlemelerin yapılmasının yasaklayan maddesi ile güçler ayrılığının ihlalinden yola çıkmaktadır.[55]

Meng Wanzhou, güvenlik görevlisi eşliğinde şartlı tahliye ofisine girerken. / Darryl Dyck – AP

Hâkim karşısına iade sürecinin başlatılıp başlatılmayacağı kararının verilmesi için son olarak 6 Mart’ta çıkan Meng’in, sürece ilişkin duruşma tarihi 8 Mayıs olarak belirlenmiştir. Meng’in avukatları, Huawei yöneticisini ABD’ye iade etme girişimlerinin “siyasi karakteri” konusunda endişeleri olduğunu belirtmektedir.[56] Savunmalarında avukatlar, tutuklamanın hemen ardından Trump’ın, Çin ile yapılacak ticaret anlaşmasının güvence altına alınmasına yardımcı olacaksa davaya müdahale edebileceğine yönelik açıklamalarına atıfta bulunarak suçlamaların siyasi niteliğine dikkat çekmiştir.[57] Meng’in iadesi konusunda son kararı ise, aynı zamanda ülkenin başsavcısı olan Kanada Adalet Bakanı verecek.

Ertelenen davada Trump’ın Meng’in serbest bırakılmasına karışıp karışamayacağı konusunu çeşitli açılardan ele alan İngiliz Financial Times Gazetesi’nde yayımlanan bir haber, anayasanın hukuki olarak başkana, kanunların üst mahkeme tarafından onaylandığından emin olma sorumluluğu verdiği ve başkanın, eylemleri doğrudan kendisine fayda sağlamadığı müddetçe davaya yasal olarak müdahale edebileceğini vurgulamıştır.[58] Ayrıca konu, hukuki çerçevenin yanı sıra Çin’le hâlihazırda devam eden ticari görüşmeler ekseninde de değerlendirilmektedir. Taraflar arasında son günlerde yavaşlayan görüşmelerde Meng’in davasının belirleyici öneme sahip olduğuna dikkat çekilmektedir. Gazeteye göre bir anlaşma imzalanmadan önce Meng iade edilirse ticari görüşmeler tehlikeye girecek. Ancak Trump, Meng’in davasının düşmesi için harekete geçerse Adalet Bakanlığı, Ulusal Güvenlik Topluluğu, Demokratlar ve kendi parti liderleri ile Kanadalıların yer alacağı geniş bir çevrenin tepkisiyle karşı karşıya kalacak. Ayrıca bu durumun ABD yargı sisteminin bağımsızlığına zarar vereceği de dile getiriliyor.

Söz konusu gelişmeler ekseninde taraflar arasındaki hukuk mücadelesinin kapsamının daha genişleyeceğini öngörmek güç değil. Fakat gelinen aşamada, hukuki boyutun da ötesinde, Meng’in suç soruşturmasındaki bir şüpheliden öte politik bir rehine olarak değerlendirilmeye başlanması sürecin bir diplomatik pazarlık oyunu, yabancı uyruklu kişilerin ise siyasi bir avantaj kazanma aracı olarak görülmesine giden yolu açmaktadır.

 

Sonuç ve Değerlendirme

Ticaret savaşlarında gerilimi yeniden artıran tutuklama olayı sonrası gelinen aşamada Huawei’nin neden hedef alındığı konusunda birçok farklı görüş söz konusudur. İki ülke arasında süren ticari gerginliklerde akıllı telefon pazarındaki rekabet önemli bir yere sahiptir. Fakat gerilimin asıl sebebi küresel çapta bir teknoloji savaşına dönüştüren akıllı telefon pazarındaki rekabet değil, Çin’in 5G teknolojisi ile yapay zekâ çalışmalarında Amerika’ya meydan okuyabilecek düzeyde artan gücüdür.

Bu durum yakın zamanda Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi’nin yayımladığı raporda dile getirilmiştir. Raporda, Çin’in ABD’nin siber güvenliği ve ekonomi güvenliğine tehdit oluşturduğu belirtilmekte, verinin “21. yüzyılın petrolü” haline geldiği; bilgi ve iletişim alanında başarıyı yakalamanın yolunun ise ülke çapında güvenli bir 5G ağı kurmaktan geçtiği değerlendirilmektedir. Ayrıca Çin’in dünyanın en büyük veri rezervini inşa ettiği ve ABD’nin 5G ağı kuramadığı takdirde Çin’e karşı avantajı kalıcı olarak kaybedeceği ifade edilmektedir.[59]

5G’nin sağlayacağı küresel ağın büyüklüğü, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşının yalnızca gümrük vergileri, demir-çelik, otomobiller ya da soya üzerinden gerçekleşmediğini göstermektedir. Bu durum 21. yüzyılda, gelişen yeni nesil teknolojiye ve dolayısıyla da ekonomik, istihbari ve askeri güce hangi devletin hâkim olacağı konusunda iki taraf arasında var olan küresel rekabete işaret etmektedir. ABD öncülüğündeki Batı dünyası ile Çin arasındaki ilan edilmemiş savaş, 21.yüzyılın petrolü olan veriye, ve bununla birlikte teknolojik üstünlüğe kimin sahip olacağına dair bir mücadele olarak göze çarpmaktadır. Bu yeni olguyu “siber savaş dönemi” olarak nitelendirmek mümkündür.

Washington “Önce Amerika” (America First) stratejisi izlerken; Pekin “Çin Malı 2025” (Made in China 2025) stratejisiyle dünyanın üretim lideri haline gelmeyi ve teknolojik bağımsızlığı elde etmeyi hedeflemektedir. ABD kendisi için hayati bir risk olarak gördüğü bu planı sekteye uğratmak adına Çinli Huawei ve ZTE firmalarına baskıyı giderek artırmakta ve bu doğrultuda yeni önlemler almaktadır. Söz konusu bu iki strateji, ileri teknoloji alanındaki yeni ticaret savaşının habercisi olarak görülebilir.

Deloitte tarafından yayımlanan bir raporda, Çin’in hızlı inşa ve agresif yatırım yollarıyla 5G’nin uyumlaştırılmasına hız verdiği ifade edilmekte, bu yarışta ABD’nin geride kaldığı belirtilmektedir. Örnek olarak 2015’ten beri Çin, kablosuz iletişim altyapısında ABD’den 24 milyar dolar daha fazla harcayarak 350.000 yeni baz istasyonu inşa ettiği, ABD tarafında bu sayının 30.000’i dahi bulmadığı belirtilmektedir. Rapora göre Çin’in beş yıllık ekonomik planında 5G’ye ilişkin yatırımlarda 400 milyar dolarlık bir harcama öngörülmektedir. Sonuç olarak, 10 yıl süren sürekli bir yatırım döngüsü gerektiren bu yeni teknolojiyi ilk uygulamaya başlayan ülkelerle geç kalan ülkeler arasında zaman ve kaynak harcamaları açısından oldukça büyük bir uçurumun oluşacağı ve Çin’in öncülüğündeki “5G Tsunamisi”nin yakalanmasının neredeyse imkânsız hale geleceği ifade edilmektedir.[60]

Washington Pekin’in, teknolojik bağımsızlığı hedefleyen, robotlar, yapay zekâ ve sanal gerçeklik gibi alanlara hakim olmayı amaçlayan “Made in China 2025” stratejisi kapsamında, şirketlerini agresif bir şekilde destekleyerek yabancı rakiplere karşı ayrımcı davrandığını belirtiyor. Huawei ise bu süreçte siber casusların oldukça yetenekli olduğu kabul edilen Çin askeri veya güvenlik servislerinin casusluk faaliyetlerinin ön cephesi olarak görülüyor.[61] Bazı analistler Çin’in Amerika’nın teknolojik hâkimiyetini ve küresel ekonomik liderliğini ele geçirmek için yabancı şirketleri ticari sırları paylaşmaya zorladığını ve karşılığında Çin pazarına erişimlerini sağlayan bir taktik kullandığını ifade etmektedir. ABD’li siber güvenlik uzmanları, 5G bağlantılarındaki artışın internet ağlarını daha savunmasız hale getireceğini düşünmekte; Çin’in Huawei’nin 5G ağlarındaki konumunu fikri mülkiyetleri çalmak ya da rakiplerin ağlarına kötü amaçlı yazılım yerleştirmek için kullanabileceğini belirtmektedir. Jeopolitik çatışmaların ortasında bu ağların kesilebileceğini belirten uzmanlara göre bu konu internet güvenliğinin de geleceğini belirleyecektir.[62]

Söz konusu rekabetin nihai sonucunda diğer ülkeler, yeni nesil 5G kablosuz teknolojisi için Çin veya ABD menşeili tedarikçiler arasında seçim yapmak zorunda kalmaktadır. Bir nevi “yeni soğuk savaş dönemi” olarak da adlandırılabilecek bu süreçte ABD yönetimi, şirketin Çin hükümeti için casusluk faaliyetlerini gizlice sürdürebileceğini savunarak Huawei’den mobil ve altyapı donanımı satın alınmaması konusunda lobicilik faaliyetlerini sürdürmektedir. Avrupa ülkeleri ise genel itibariyle Çin’in yeni nesil 5G teknolojisi aracılığıyla mobil ve diğer iletişim ağlarına erişerek istihbarat faaliyetlerinin kapsamını genişletebileceğine yönelik kaygılarını ifade etmektedir.[63] Huawei’nin bilişim sektöründe giderek artan gücü, başta Amerika olmak üzere Huawei karşıtı ülkeleri, teknolojik yarışta geri kalmama adına daha fazla önlem aldıkları koruyucu politikalara yöneltmektedir. Çinli uzmanlar ise Avrupa ülkelerinin boykot ve yaptırım kararlarını Afyon Savaşları ile ilişkilendirerek tarihten ders çıkardıklarına vurgu yapmaktalar.[64]

“Kaptan, rakiplerini uyarmanın en iyi yolunun pruvadan atışla olacağını düşünüyor.” /  The Economist

ABD’nin vereceği kararların aynı zamanda kendisini de cezalandırmak olacağını belirten bazı uzmanlar, ABD’li şirketlerdeki teknolojik gelişmelerin çoğunlukla Çinli ortakların ve girdi tedarikçilerinin ürün geliştirme ve testlerine bağlı olduğunu ifade etmektedirler.[65] Uzmanlara göre ABD hükümetinin Huawei’yi boykota devam etmesi, 5G teknolojisinin gerektirdiği uzun dönemli yüksek harcamalar nedeniyle Amerikan özel şirketleri üzerinde baskı oluşturacak ve gelecekte ertelenmiş fakat daha ağır bir mali yüke sebep olacaktır.

İngiltere hükümeti de tartışmalı bir süreç sonrası yayımladığı raporda, şirketin ağ donanımıyla ilgili teknik ve tedarik zinciri sorunlarının telekom ağlarında güvenlik problemine yol açabileceğini ve önceki onaylarını geri aldığını belirtmiştir.[66] Nitekim Huawei, rapor sonrasında yaptığı açıklamayla yürüttüğü yıllık araştırma ve geliştirme harcamalarını (Ar-Ge) iki katına çıkaracağını, çalışanlarının yaklaşık 80.000’inin ve toplam işgücünün yüzde 45’inin Ar-Ge’de yer alacağını belirterek 5G teknolojisinde küresel bir lider olma kararlılığını iddialı bir şekilde sürdürdüğünü göstermiştir.[67]

Sonuç olarak, Amerika’ya karşı Çin’in 2018 yılı ticaret fazlasının rekor seviye olan 2006 yılını da geride bırakarak 323,32 milyar dolara yükseldiğini düşündüğümüzde, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki uyuşmazlığın farklı boyutlarda devam edeceğini tahmin etmek güç değildir.[68] 8 Mayıs’ta verilecek kararla, sadece CFO’nun ABD’ye teslim edilip edilmeyeceği değil, aynı zamanda ticaret savaşları ile belirlenen ikili ilişkilerin nasıl şekil alacağı belirlenecektir. Üst düzey ticaret görüşmelerinin ardından, ABD ile Çin arasındaki kısa vadeli ateşkeste büyük bir ilerleme sağlanmış olsa da Huawei olayı daha uzun vadeli bir yapısal sorunu temsil etmektedir. Bu doğrultuda, Meng’in davasıyla ivme kazanan sürecin, ilave gümrük vergilerinin veya pazara erişimin ötesinde; iki süper güç arasındaki ekonomik ve politik hâkimiyeti sağlama konusundaki çatışmanın bir yansıması olarak değerlendirilmesi ve ticari anlaşmazlıktan daha çok dünya liderinin kim olacağına ilişkin bir sürtüşme olarak okunması, analizlerin daha sağlıklı yapılmasını sağlayacaktır.

 

*PDF İNDİR

 

Kaynaklar

[1]https://www.forbes.com/sites/moorinsights/2017/09/12/the-worlds-largest-telco-brand-you-might-not-know/#5fa4c97a906e

[2] Liu, Hong.  (2018), Chinese Business Landscapes and Strategies, New York:Routledge, s.83.

[3] https://www.huawei.com/en/about-huawei/corporate-information

[4] https://www.counterpointresearch.com/china-smartphone-share/

[5]https://www.forbes.com/sites/jeanbaptiste/2018/11/02/huawei-fortifies-2-spot-in-global-smartphone-market-beating-apple-again/#7f50822b1305

[6] https://www.counterpointresearch.com/huaweis-role-5g-standardization/

[7] https://edition.cnn.com/2019/02/14/tech/huawei-nokia-ericsson-5g/index.html

[8] https://www.sciencedaily.com/releases/2018/07/180705110036.htm

[9] https://internet-of-things-innovation.com/insights/the-blog/5g-means-internet-things/#.XHXAPvZuJPY

[10] https://www.gsmaintelligence.com/research/?file=67a750f6114580b86045a6a0f9587ea0&download

[11] https://tech.co/news/huawei-genuine-security-threat-2018-09

[12]https://www.theguardian.com/technology/2018/jun/14/huawei-denies-being-locked-out-of-bidding-to-help-build-5g-network

[13] https://www.ft.com/content/e7d9b288-8f34-11e8-bb8f-a6a2f7bca546

[14] https://phys.org/news/2018-12-huawei-revenue-unfair-treatment.html

[15] https://edition.cnn.com/2019/01/29/tech/huawei-business-global/index.html

[16]https://stacks.stanford.edu/file/druid:rm226yb7473/Huawei-ZTE%20Investigative%20Report%20%28FINAL%29.pdf

[17] https://www.nytimes.com/2012/10/09/us/us-panel-calls-huawei-and-zte-national-security-threat.html

[18]https://www.reuters.com/article/us-at-t-huawei-tech-exclusive/exclusive-u-s-lawmakers-urge-att-to-cut-commercial-ties-with-huawei-sources-idUSKBN1F50GV

[19]https://www.wsj.com/articles/at-t-backs-off-deal-to-sell-smartphones-from-chinas-huawei-1515443153?mg=prod/accounts-wsj

[20] https://www.cnbc.com/2018/02/13/chinas-hauwei-top-us-intelligence-chiefs-caution-americans-away.html

[21] https://securityaffairs.co/wordpress/72163/intelligence/huawei-zte-ban.html

[22] https://www.digitaltrends.com/mobile/zte-agrees-to-settlement-for-iran-sales/

[23] https://www.theverge.com/2018/8/13/17686310/huawei-zte-us-government-contractor-ban-trump

[24] http://www.chinadaily.com.cn/a/201808/23/WS5b7e381ca310add14f3875ba.html

[25] https://tr.sputniknews.com/abd/201801291032020169-trump-yerli-milli-bes-g-hamlesi/

[26] https://www.wsj.com/articles/washington-asks-allies-to-drop-huawei-1542965105

[27] https://www.cbsnews.com/news/huawei-cfo-arrest-meng-wanzhou-faces-us-fraud-charges-and-extradition/

[28]https://www.theguardian.com/technology/2018/dec/07/meng-wanzhou-huawei-cfo-court-bail-fraud-sanctions-breach-canada

[29]https://tr.sputniknews.com/dunya/201812071036511752-trudeau-huawei-tutuklamasi-aciklama-bagimsiz-yargi-ulkesiyiz/

[30] http://www.chinadaily.com.cn/a/201812/06/WS5c0878d2a310eff30328f5fe.html

[31]https://www.reuters.com/article/us-usa-trump-huawei-tech-exclusive/exclusive-trump-says-he-could-intervene-in-u-s-case-against-huawei-cfo-idUSKBN1OA2PQ

[32]https://www.theguardian.com/technology/2018/dec/09/china-summons-us-ambassador-over-huawei-cfos-arrest

[33] https://globalnews.ca/news/4749540/meng-wanzhou-huawei-bail-hearing-day-3/?utm_source=notification/

[34] http://www.globaltimes.cn/content/1132488.shtml

[35] https://www.politico.eu/article/ansip-we-have-to-be-worried-about-huawei/

[36]https://www.washingtonpost.com/world/asia_pacific/japan-effectively-bans-chinas-huawei-zte-from-government-contracts-joining-us/2018/12/10/748fe98a-fc69-11e8-ba87-8c7facdf6739_story.html?utm_term=.b3e2284482ad

[37]https://www.smh.com.au/business/companies/new-zealand-joins-australia-in-banning-huawei-20181128-p50iz5.html

[38]https://www.theguardian.com/technology/2018/dec/05/bt-removing-huawei-equipment-from-parts-of-4g-network

[39]https://www.reuters.com/article/us-huawei-europe-germany/deutsche-telekom-reviews-huawei-ties-orange-says-no-on-5g-idUSKBN1OD0G7

[40] https://www.apnews.com/138ce8db78224ee9ac4f3efb33ab5bec

[41]https://abcnews.go.com/International/wireStory/china-detention-canadian-involves-employment-issue-59926165

[42]https://www.france24.com/en/20181207-canada-trudeau-insists-arrest-huawei-cfo-meng-wanzhou-not-political-china

[43] https://www.nytimes.com/2018/12/11/world/asia/michael-kovrig-china-canada.html

[44] https://www.theguardian.com/world/2018/dec/12/china-canada-diplomat-michael-kovrig-detention-latest-

[45]https://www.theglobeandmail.com/politics/article-thirteen-canadians-detained-in-china-since-huawei-executives-arrest/

[46]https://www.theguardian.com/technology/2019/jan/11/huawei-employee-arrested-in-poland-over-chinese-spy-allegations

[47] https://edition.cnn.com/2019/01/14/asia/china-canadian-drugs-death-sentence-intl/index.html

[48]https://www.reuters.com/article/us-canada-politics-explainer/explainer-why-canadas-trudeau-is-under-fire-over-snc-lavalin-case-idUSKCN1QO2PI

[49] https://www.cbc.ca/news/politics/china-canada-huawei-snc-lavalin-1.5038640

[50] [50] https://www.cnbc.com/2019/02/11/heres-what-happens-next-in-the-huawei-case-and-what-it-means.html

[51]https://www.thestar.com/vancouver/2019/03/01/feds-green-light-formal-extradition-process-for-meng-wanzhou.html

[52] http://tt.china-embassy.org/eng/zt/fyrth/t1642402.htm

[53] https://www.theglobeandmail.com/canada/british-columbia/article-huawei-executive-meng-wanzhou-files-lawsuit-alleging-breach-of/

[54] https://www.theguardian.com/world/2019/mar/04/china-accuses-canadians-of-spying-amid-rising-tension

[55] https://www.huawei.com/en/press-events/news/2019/3/huawei-sues-the-us-government

[56] https://www.cbc.ca/news/canada/british-columbia/huawei-meng-wanzhou-extradition-1.5043638

[57] https://www.straitstimes.com/world/americas/canada-court-sets-may-8-date-for-extradition-case-of-huawei-executive-meng-wanzhou

[58] https://www.ft.com/content/235325aa-41e7-11e9-b896-fe36ec32aece

[59] https://tr.sputniknews.com/abd/201801291032020169-trump-yerli-milli-bes-g-hamlesi/

[60]https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/us/Documents/technology-media-telecommunications/us-tmt-5g-deployment-imperative.pdf

[61] https://www.apnews.com/9e8bb187c6fb47548f35a297b81da9aa

[62]https://www.washingtonpost.com/news/powerpost/paloma/the-cybersecurity-202/2019/02/07/the-cybersecurity-202-huawei-s-access-to-5g-could-expand-china-s-surveillance-state-cyber-diplomat-warns/5c5b26fc1b326b66eb09863b/?utm_term=.3efdc6d249dd

[63]https://www.iiss.org/blogs/analysis/2018/12/emerging-technology-dominance

[64] https://www.apnews.com/9e8bb187c6fb47548f35a297b81da9aa

[65]https://www.deseretnews.com/article/900045425/why-huawei-arrest-deepens-conflict-between-us-and-china.html

[66] https://www.theregister.co.uk/2019/02/20/ncsc_huawei_security/

[67]https://www.reuters.com/article/us-huawei-r-d/chinas-huawei-to-raise-annual-rd-budget-to-at-least-15-billion-idUSKBN1KG169

[68]https://www.reuters.com/article/us-china-economy-trade-surplus-usa/chinas-2018-trade-surplus-with-us-highest-on-record-going-back-to-2006-idUSKCN1P804L

BAAM Büyük Güç Rekabeti Programı Araştırmacısı

eeymen.cansu@hotmail.com