TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

Japonya

Japon Güvenlik Stratejisi: AB ile İşbirliği Alanları

İtalya merkezli Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (Istituto Affari Internazionali) tarafından Şubat 2018’de yayımlanan “Global Security Challenges and Japan’s National Security Thinking: Room to Cooperate with the EU?” başlıklı yorum yazısında, Japonya’nın bölgesel ve küresel düzeyde gündemine aldığı güvenlik stratejileri sıralanmıştır. Akiko Fukushima tarafından kaleme alınan çalışmada, Japonya’nın Afrika’da bölgesel istikrarın tesisi adına yürüttüğü çalışmalara yer verilmiş, Japon Ulusal Güvenlik Strateji Programı üzerinden ülkenin güvenlik stratejisi incelenmiştir. Son bölümde, aktarılan çerçeve üzerinden Japonya’nın AB ile güvenlik stratejisi bağlamında işbirliğini geliştirebileceği vurgulanmıştır. Bu brifingde, adı geçen yazıda önemli görülen değerlendirmeler tematik başlıklar üzerinden özet halinde sunulmuştur.

Japon

Afrika’da İstikrarsızlıkla Mücadele

Çatışmalar, beraberinde getirdiği istikrarsızlık ortamı ve göç akınlarıyla hem AB hem de Japonya açısından ciddi riskler taşımaktadır. Ayrıca, bu tür durumlarda radikalleşmenin önü açılmakta, terörist grupların güçlenmesi için uygun ortamlar oluşabilmektedir. Söz konusu riskleri barındıran coğrafyalardan biri olan Afrika’ya yönelik Tokyo tarafından yürütülen ekonomik ve siyasî girişimler bulunmaktadır.

Japonya bu bağlamda, “iki kıtayı birleştirerek dinamizm yaratmak” vizyonuyla Serbest ve Açık Asya-Pasifik Stratejisi’ni hayata geçirmiştir. Hızlı büyüyen Asya ve büyüme potansiyeli taşıyan Afrika’nın, Pasifik ve Hint Okyanusları’nın birleşmesi hedefiyle yola çıkan Strateji 2016 yılında resmen duyurulmuştur. Doğu Afrika başta olmak üzere Afrika kıtasının tamamı, söz konusu stratejinin alanına dahildir.

Bununla birlikte, coğrafî uzaklığa rağmen Tokyo, Afrika’nın kalkınmasına yönelik uluslararası çalışmalara öncülük etmektedir. 1993 yılında başlayan Afrika Kalkınması için Tokyo Uluslararası Konferansı, bunlardan biridir. Konferansın 2019’daki zirvesine Yokohama şehrinde ev sahipliği yapmaya hazırlanan Japonya bu alanda “kaliteli, güçlü, istikrarlı Afrika” konseptini öne çıkarmaktadır.

Japon Ulusal Güvenlik Stratejisi

2013’te kamuoyuna duyurulan Ulusal Güvenlik Stratejisi (National Security Strategy -NSS), Japonya’nın küresel tehditlere karşı yaklaşımını göstermektedir. “Barışa proaktif katkı” vurgusuyla öne çıkan Stratejide “uluslararası işbirliği”nin geliştirilmesine özel önem verilmektedir. Bu kapsamda Tokyo Yönetimi, 1992’den bu yana Birleşmiş Milletler barış misyonlarına katılım sağlamaktadır.

NSS, temelde üç politika üzerinde inşa edilmiştir. Buna göre Japonya;

  • Topraklarına yönelen tehditlere güçlü şekilde yanıt verme hakkını saklı tutar.
  • Tehditleri azaltmak adına bölgesel işbirliğini geliştirir.
  • Barışçıl, istikrarlı ve müreffeh bir uluslararası sistemin inşası için küresel güvenliğe katkı sağlar.

Söz konusu hedefler çerçevesinde Japonya kalkınma işbirliği, diplomasi ve savunma önceliklerini bir araya getiren bir strateji yürütmektedir. 2015’te kabul edilen Kalkınma İşbirliği Tüzüğü ile (Development Cooperation Charter) çatışmalardan etkilenen bölgelere yardımlara devam edilmiştir Yine 2015’te yürürlüğe giren bir yasa ile BM misyonlarında ekstra görevler üstlenmesinin ve BM dışı uluslararası misyonlarda da görevler alabilmesinin önü açılmıştır.

AB ve Japonya: Yeni Ortaklık Alanlarına Doğru

Japonya’nın Serbest ve Açık Asya-Pasifik Stratejisi, Afrika’nın büyüme potansiyeline olan güçlü vurgusuyla AB’nin bölgedeki çıkarlarıyla büyük ölçüde örtüşmektedir. 2018’de 25. yılını dolduran Afrika Kalkınması için Tokyo Uluslararası Konferansı’nın Afrika’nın kalkınmasında üstlendiği uluslararası rol de AB’nin bölgedeki stratejileriyle uyum içindedir. Genel olarak bakıldığında Japon Ulusal Güvenlik Stratejisi (NSS) ile AB’nin Global Stratejisi (Global Strategy) üzerinden işbirliğinin geliştirilmesi mümkün görünmektedir. Bu dökümanların ikisinde de “insan güvenliği”, “çok taraflılık” ve “değerler” gibi anahtar kelimeler yoğunlaşmaktadır. İki ülke arasında son yıllarda ekonomik ve siyasi işbirliği mekanizmalarının sayısının artması ile önümüzdeki süreçte yeni potansiyel ortaklık alanlarından da bahsedilmeye başlanacaktır.

 

*PDF İNDİR

BAAM Direktörü

besermehmetenes@gmail.com