TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

KÜRESEL SALGIN ve BÜYÜK GÜÇ REKABETİ

 

I) Giriş
Son günlerde yeni Koronavirüs salgını ağır sonuçlarıyla beraber hayatın her alanını önemli ölçüde etkilemektedir. Küresel salgının tıbbi ve sosyal etkileri halihazırda tartışılırken, biz bu çalışmada salgının jeopolitik etkilerini inceleyeceğiz.
Salgınla mücadelede devletler bütün kaynaklarını seferber ederek çeşitli yöntemler uygulamaktadırlar. Bununla beraber, ulusal kaynakların salgından kaynaklanan problemlerin üstesinden gelmede yetersiz kalması ve bu problemlerin günümüz dünyasında ulusal sınırları aşar nitelikte olması uluslararası seviyede işbirliğini oldukça önemli kılmıştır.(1)
Pandemi sürecinde işbirliği ve koordinasyonun tesis edilmesi zaruri olsa da küresel liderlik noktasındaki belirgin yoksunluk nedeniyle mevcut koordinasyon çalışmaları uzun vadede umut verici gözükmemektedir. Bu noktada sorulması gereken temel soru şudur: Uluslararası düzende bir liderlik eksikliği var mıdır, eğer varsa Çin son girişimleri ile bu boşluğu doldurabilir mi?
Bu çalışmada, öncelikle ABD’nin küresel liderlik pozisyonunu ve büyük güç rekabeti çerçevesinde Çin’in yeni stratejilerini tartışacağız. Devamında bu bağlamda Çin-Türkiye ilişkilerini inceledikten sonra başta sunduğumuz sorunsala cevap arayarak çalışmayı sonuçlandıracağız.

ii) ABD- Çin ilişkileri ve küresel liderlik
Son yıllarda, devam edegelen ticaret uyuşmazlıklarında gözlemlediğimiz üzere pek çok alanda ABD ve Çin arasındaki büyük güç rekabeti artmaktadır. Koronavirüs salgını ise halihazırda devam etmekte olan ekonomik mücadeleye ek olarak iki büyük güç arasında yeni bir anlaşmazlık yaratmıştır.(2)

Geçmişte, ABD özellikle sınır aşırı krizlerde lider rolü üstlenmekteydi. 2014 yılında, Batı Afrika’da ortaya çıkan Ebola salgınında ABD dünya çapında bir müdahaleyi koordine etmiş ve burada öncü rolü üstlenmiştir. Önceki Başkan Barack Obama, Ebola’nın yayılmasını durdurmak için gerekli olan tedavi tesislerinin inşası için Liberya’ya yaklaşık 3000 kişilik bir askeri birlik sevk etmiştir ki bu sevkiyat “Amerikan tarihinde bir virüs salgınına karşı olan en güçlü müdahale” olarak nitelendirilmektedir.(3)

Bu tarz eylemler yine Güneydoğu Asya’daki tsunami ve küresel finansal kriz gibi diğer olaylarda da ABD’nin kaynakları ortak bir yönde organize etmek için küresel liderlik rolü üstlenmesiyle tekrar etmiştir. Ayrıca Çin’in katkıları sonucu bu girişimler belli bir model oluşturmuştur: “Ne zaman dünya bir krizle yüzleşse, ABD ve Çin farklılıklarını bir kenara bırakarak birlikte koordineli bir müdahale meydana getirirler”.(4) Buna rağmen yeni küresel salgın Amerikan kriz yönetimi açısından olumlu bir imaj çizmemektedir. Dahası, kendi sınırları içerisinde salgını önlemekte başarısız olmasının ardından, kriz anındaki sorumlu liderlik itibarına zarar veren bir şekilde ABD’nin yeterliliği sorgulanmaya başlanmıştır.(5) Ayrıca uluslararası organizasyonlar da (BM organları gibi) hükümetlere öncülük etmede aktif bir rol oynamada yetersiz kalmaktalar. Sonuç olarak, özellikle küresel salgın krizinde gerekli olan üst seviyedeki uluslararası işbirliği için hükümetlere öncülük edecek lider rolündeki eksiklik açık bir şekilde belirmektedir.

Öte yandan, ekonomik ve politik girişimlerine ek olarak Çin süreçte farklı ülkelerle işbirliği yaparak ve tıbbi malzeme desteği sağlayarak oluşan bu boşluğu doldurmaya teşebbüs etmektedir. Buna ilaveten, küresel salgının yönetimi konusu ABD’nin küresel liderliği açısından başarısız bir test olarak yorumlansa da uluslararası kamuyonunda Çin’in kriz yönetimi açısından tartışmasız bir başarı ortaya koyduğu kanaati gözlemlenmemektedir. Bazı analistler, Çin yönetiminin ilk evrelerde virüsün ciddiyeti ve yayılması ile ilgili toplumu bilgilendirmemesi ve hatta virüsü raporlayan doktorları cezalandırması ekseninde gelişen eleştirileriyle Koronavirüs salgınını Çin’in Çernobil’i olarak nitelendirmektedirler. Buna rağmen, alınan sıkı tedbirler sonucu, Çin’deki yaşam normale dönmek üzeredir. Bu arada Çin yönetimi, bu erken başarıyı baştaki zorlu kriz yönetimine aksine daha geniş bir söyleme dönüştürerek kendisini küresel iyileşme açısından önemli bir aktör olarak sunmaktadır.(6) Bu sebeple, geçtiğimiz günlerde, Trump yönetimi ABD’de faaliyet gösteren Çin merkezli medya kuruluşlarında çalışabilecek Çin vatandaşı sayısına kısıtlama getirmiştir.(9)

Akabinde Çin yönetiminin aralarında New York Times ve Washington Post gibi medya organları da bulunan bazı Amerikan medya kuruluşlarında çalışan gazetecileri sınır dışı etmesiyle gerilim yükselmiştir. Sonuç olarak, küresel salgın kötüleştikçe Çin ve ABD’nin işbirliğini tesis etme yoluna gitmek yerine suçlayıcı yaklaşım benimsemeleri iki büyük güç arasındaki halihazırda yıpranmış olan ilişkileri olumsuz yönde etkileyecektir.(10)

iii) Türkiye- Çin ilişkileri
Kuşak Yol Girişimi (11), Çin’in geniş kapsamlı altyapı yatırımları, çerçevesinde Türkiye’nin coğrafi pozisyonunun girişimin gerçekleştirilmesi için hayati önemde olması sonucu Çin ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler gelişmektedir.(12) Çinli şirketler Türkiye’de farklı projelere yatırım yapmaktadırlar. Geçtiğimiz günlerde, Türkiye Varlık Fonu ve Çinli ihracat ve kredi sigortası kuruluşu Sinosure arasında, finansal faaliyetlere ilişkin 5 milyar dolara kadar sigorta desteği sağlanmasına ilişkin bir mutabakat imzalanmıştır.(13)

Öte yandan, Koronavirüsün Türkiye’de tespit edilmesinden sonra Çin İstanbul Başkonsolosluğu sosyal medya hesaplarından Çin’in salgın ile mücadele stratejilerini tanıtan paylaşımlar yapılmaktadır. Ayrıca Çinli yetkililerin çeşitli televizyon programlarında (14) sıkça yer almaları ile Çin’in Türkiye’de konu ile ilgili aktif bir tutum içerisinde olduğu gözlemlenmektedir.

iv) Sonuç
Son olarak, yukarıda incelediğimiz gibi ABD’nin mevcut pozisyonu küresel işbirliği faaliyetlerindeki liderlikte bir eksikliğe yol açmaktadır. Ancak mevcut koşullar altında Çin’in yeni küresel lider olarak kabul görmesinin oldukça erken ve yanlış bir varsayım olacağını söyleyebiliriz. Bunun yerine küresel problemler üzerine tartışmaya olanak sağlayacak uluslararası platformların güçlendirilmesi ve çeşitlendirilmesi isabetli gözükmektedir. Etkili bir model, liderlik tartışmalarının ötesinde, ülkeler arasında katılımcı ve işbirliğine dayalı olarak geliştirilmelidir. Bu bağlamda Türkiye bir yandan geleneksel ittifaklarını devam ettirirken çeşitli işbirliği çalışmalarına karşı da açık olmalıdır.

1- https://www.cfr.org/blog/tackling-covid-19-problem-so-big-you-can-see-it-space
2- https://www.lemonde.fr/idees/article/2020/03/26/entre-la-chine-et-les-etats-unis-le-coronavirus-est-un-sujet-de-conflit-supplementaire-pas-de-cooperation_6034490_3232.html
3- https://www.washingtonpost.com/outlook/we-stopped-the-spread-of-ebola-once-thats-never-going-to-happen-again/2019/10/24/ef4ff9ba-b309-11e9-8f6c-7828e68cb15f_story.html

4- https://www.brookings.edu/blog/order-from-chaos/2020/03/19/the-us-and-china-need-to-relearn-how-tocoordinate-
in-crises/
5- https://foreignpolicy.com/2020/03/23/death-american-competence-reputation-coronavirus/
6- https://www.foreignaffairs.com/articles/china/2020-03-18/coronavirus-could-reshape-global-order
7- http://www.xinhuanet.com/english/2020-03/15/c_138880101.html
8- https://news.cgtn.com/news/2020-03-12/Chinese-Iranian-volunteers-team-up-to-support-Iran-s-COVID-19-
fight-ONNqFHDPIQ/index.html
9- https://www.nytimes.com/2020/03/02/world/asia/china-journalists-diplomats-expulsion.html
10- https://www.economist.com/china/2020/03/21/amid-the-pandemic-sino-american-relations-are-worsening

11- https://www.ebrd.com/what-we-do/belt-and-road/overview.html
12- http://turkishpolicy.com/files/articlepdf/one-belt-one-road-initiative-perks-and-challenges-forturkey_
en_7378.pdf
13- https://www.reuters.com/article/turkey-fund-china/turkey-wealth-fund-signs-5-bln-mou-with-chinas-sinosureidUSI7N2AX00E
14- https://www.haberturk.com/video/canli-yayin/izle/cin-baskonsolosu-cui-wei-haberturke-konustu-1/676884