TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

Kuşak ve Yol Projesi

Kuşak ve Yol Projesi Kapsamında Türkiye-Çin İlişkileri

Dünyanın en büyük nüfusu, ikinci en büyük ekonomisi ve en yüksek büyüyen ekonomilerden biri olan Çin, tüm devletler için önemli olduğu kadar Türkiye için de önemli bir devlettir. Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkiler 1971’de kuruldu ve 1980’lerde her iki devletin de serbest piyasa ekonomisine geçmesinin ardından ekonomik ve politik bağları güçlenmeye başladı.[1] Ancak 1990’larda, Türkiye’nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Uygur topluluğuna gösterdiği hassasiyet ilişkileri kötüleştirdi.[2] 2000 yılında, Türkiye’de Çin cumhurbaşkanı Jiang Zemin ile Türkiye cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Türkiye başbakanı Bülent Ecevit ortak bir bildiri gerçekleştirdi. Jiang Zemin’in bu resmi ziyaretinde, Türk-Çin Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesinin 13. Oturumunun Kabul Edilen Tutanakları ve Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Arasında Enerji Sektöründe Ekonomik ve Teknolojik İşbirliği Çerçeve Protokolü ikili ilişkilerin güçlendirilmesi amacıyla imzalanmıştır.[3] Ancak, ikili ilişkiler için en önemli momentum “stratejik işbirliği”nin kurulmasıydı. İki devletin karşılıklı üst düzey ziyaretleri bu stratejik işbirliğinin oluşturulmasına yardımcı oldu. 2010 yılında, Çin devlet başkanı Wen Jiabao’nun Türkiye’ye üst düzey ziyaretinin ardından iki devlet, ekonomik ve politik bağlarını derinleştirecek “stratejik işbirliği”ne dayalı ilişkiler kurmaya karar verdiler.[4] Üst düzey ziyaretler daha sonra 2012 ve 2015 yıllarında başkanlık düzeyinde ve 2016, 2017 ve 2018 yıllarında bakanlık düzeyinde periyodik olarak devam etti.[5]

Kuşak ve Yol Girişimi Beşinci Yılında

Türkiye-Çin ilişkilerinin temel dinamiği ekonomik olmasına rağmen, Kuşak ve Yol projesi iki devletin ilişkilerine yeni bir ivme kazandırdı. Çin, Kuşak ve Yol projesiyle, önemli bir ticaret ağı olan eski İpek Yolu ticaret rotalarını yeniden canlandırmayı hedeflemektedir. Proje ekonomik ilişkilerin artırılmasını sağlayacağı gibi, projeyi hayata geçirmek ve gerekli altyapıyı oluşturmak için stratejik işbirliği ve ortaklık ilişkileri de gerektirmesi açısından oldukça önemlidir. Türkiye projenin aktif bir partneri olmaya çalışırken, ikili ilişkiler “stratejik işbirliği”nden “stratejik ortaklık” düzeyine taşınabilecek mi sorusu gündeme geldi. Her ne kadar projenin 2049’da bitirilmesi planlansa da ve sonuçları tahminlerin ötesinde olacak olsa da, Türkiye Kuşak ve Yol Projesi’ne katkı sağlayacak bazı projeler uygulamaya başladı. Peki, Türkiye ile Çin arasındaki ikili ilişkiler Kuşak ve Yol kapsamında nasıl şekillenecek ve Türkiye’nin dış politikası bu projeden nasıl etkilenecek? Makale, bu soruları cevaplamayı ve projenin başlatıldığı 2013 yılından bu yana Türkiye ile Çin arasındaki ikili ilişkileri analiz etmeyi amaçlamaktadır. Birinci bölümde, Kuşak ve Yol projesi ve Türkiye’nin proje içerisindeki rolü açıklanacaktır. 2. bölümde, Türkiye-Çin ilişkilerinin stratejik ortaklığın ötesine geçip geçemeyeceği sorgulanarak analiz edilecektir. Sonuç bölümünde ise, ikili ilişkileri güçlendirecek bazı politika önerilerine yer verilecektir.

 

1. Kuşak ve Yol Projesi ve Türkiye

Kuşak ve Yol Projesi ilk kez Eylül ve Ekim 2013’te, cumhurbaşkanı Xi Jinping’in Kazakistan ve Endonezya ziyaretlerinde duyuruldu ve 2014 yılında Çin’in ulusal ekonomik kalkınma stratejisine dahil edildi.[6] Proje “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu’nun ortaklaşa inşa edilmesi girişimi” olarak açıklandı. “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı” Çin, Orta Asya, Rusya ve Avrupa’nın birbirine bağlanmasını; Çin’in Orta Asya ve Batı Asya yoluyla Basra Körfezi ve Akdeniz ile bağlantısının sağlanmasını; ve Çin’in Güneydoğu Asya, Güney Asya ve Hint Okyanusu ile birleştirilmesini içerirken, “21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu”, Çin kıyılarından Güney Çin Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden Avrupa’ya, ve Güney Çin Denizi üzerinden Güney Pasifik’e giden yolu içermektedir.[7] Daha sonra  “Kuşak ve Yol” olarak anılan projede “kuşak” İpek Yolu Ekonomik Kuşağı’nın karayolu güzergahını; “yol” ise Deniz İpek Yolu’nu ifade eder.[8]

Çin’in kalkınma stratejisi olarak, proje eski İpek Yolu’nun yeniden canlandırılmasını ve bölgenin çağdaş uluslararası sistemde yeniden tanımlanmasını hedeflemektedir.[9] Bu proje ile Çin, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının bağlantısallığının artırılmasını desteklenmesini; ekonomik politika koordinasyonunun sağlanmasını; bölgesel altyapının teşvik edilmesi ile yatırım, iş fırsatları ve kültürel etkileşimin arttırılmasını amaç edinmektedir.[10]

Çin’in bu projeyi gerçekleştirmedeki temel motivasyonları şöyle sıralanabilir:

– mal taşıma maliyetlerini azaltmak

– ekonominin ülke içi altyapı yatırımına olan bağımlılığını azaltmak

– Çin’in yurt dışındaki yerli şirketleri için satış noktaları bulmak

– Çin’in ulusal para birimini, altyapıdaki gelişmelere bağlı olarak artırmak

– Çin’in enerji arzını güvence altına almak

– Çin’in mal ve hizmetlerine olan talebin artışını sağlamak[11]

Projeyi hayata geçirmek için Çin, 70’den fazla ülkeyle ikili anlaşmalar imzaladı. Dünya ticaretinin% 30’unu, kaynakların% 75’ini, dünya nüfusunun% 62’sini ve 6 ekonomik koridoru içeren projenin 1 trilyon dolarlık yatırım tutarını aşması bekleniyor.[12] Çin, projenin uygulanmasını desteklemek için İpek Yolu Fonu’nun (SRF) ve Asya Altyapısı Yatırım Bankası’nın (AIIB) kurulmasına öncülük etti. Her ne kadar proje ortalaşa yönetimi sağlamayı amaçlasa bile, Çin AAIB’nin en büyük yatırımcısı olarak elde ettiği fiili veto gücü nedeniyle altyapı gelişmelerinde tekelleşmeye gittiği eleştirileriyle karşı karşıya kalmaktadır. [13]

Bu eleştiriden başka, Kuşak ve Yol projesinin başka zorlukları ve eleştirileri de var. Her şeyden önce, proje, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) ve Bangladeş-Çin-Hindistan-Hindistan-Myanmar Ekonomik Koridoru (BCIM) gibi istikrarsız alanlarda bazı güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya olma potansiyeline sahip. Projenin bu bölgelerdeki başarısı CPEC’de Keşmir bölgesindeki ve BCIM’de Myanmar’daki istikrara bağlı. Bu koridorların yanı sıra, Çin’deki Uygur azınlık sorunu, Myanmar ve Çin sınırı ile Hindistan arasındaki potansiyel çatışma dinamikleri de başka bir güvenlik sorununu oluşturmaktadır.[14] İkincisi, Çin ile Kuşak ve Yol ülkelerinin çoğu arasında siyasi bir güvensizlik ortamı mevcut ve Çin, AIIB’yi diğer ülkelere karşı bir ‘borç tuzağı’ olarak kullanmakla suçlanıyor. AIIB, projenin altyapı maliyetlerini karşılayamayacak durumda olan devletler için ekonomik kapasiteleri kredisini geri ödemede yetersiz olduğunda bile kredi sağlamaktadır. Bu durum birçok ülkeyi aşırı borçlanmaya teşvik etmektedir ve AIIB bu noktada eleştirilmektedir.[15] Üçüncüsü, ABD ve ABD’nin Kuşak ve Yol’u engellemek için potansiyel girişimleri bir başka problem olabilecek konudur.[16]

Türkiye, Türkiye-Pakistan-Çin demiryolu projesinin bir parçası olarak Kuşak ve Yol’da yer almaktadır. Türkiye, Asya ve Avrupa kıtaları arasında kolay bir bağlantı olarak stratejik konumu ile önemlidir ve projenin demiryolu yolunun bir parçası olacaktır.[17] 2015 yılı Kasım ayında, Türkiye ile Çin arasında Kuşak ve Yol ile işbirliğini güçlendirmek için “Kuşak ve Yol Girişimini ve Orta Koridor Girişimini Uyumlaştırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” imzalandı.[18] İkili anlaşmaların yanı sıra, Türkiye, projeye hizmet eden tek taraflı bazı girişimlerde de bulunmuştur. İkili anlaşmalar arasında demiryolu altyapısının geliştirilmesi, limanların kullanımı ve otoyol bağlantılarının oluşturulması yer alırken, Türkiye’nin tek taraflı girişimleri ise Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı, Marmaray ve 3. Köprü, Edirne-Kars Yüksek Hızlı Tren hattı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli gibi projelerden oluşmaktadır.[19]

Türkiye ayrıca, Türkiye’yi batıda Akdeniz’den, kuzey’de Karadeniz’den doğuda Hazar’a bağlayacak alternatif bir rota olarak bir “Orta Koridor” oluşturma teklifinde bulundu.[20] Bu koridor Türkiye’den başlayıp Kafkasya Bölgesi, Gürcistan, Azerbaycan, Hazar Denizi ve Orta Asya’dan geçerek Çin’e ulaşacak bir rotayı ifade etmektedir.[21] Orta Koridor, Türkiye’nin kendi İpek Yolu versiyonunu temsil etmekte ve bölge çapında bir demiryolu ağı kurulmasını da içermektedir.[22] Bu girişimle Türkiye, kendi  “Orta Koridoru” na uyacak Kuşak ve Yol projeleri hazırlamayı hedeflemektedir ve ülke içi altyapı gelişmelerine hız vermektedir.[23] Örneğin, 2017 yılında Azerbaycan ile Gürcistan’ı Türkiye’ye bağlayan Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının tamamlanması[24], Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan-Türkmenistan-Afganistan transit koridorunun (Lapis Lazuli) hayata geçirilmesi, 2018 yılında Türkiye’nin mevcut demiryollarının modernizasyonu  ve İpek Yolu ile Türkiye limanları arasında bağlantılar kurma girişimleri ile Filyos, Çandarlı ve Mersin’deki inşaat limanlarına yapılan yatırımlar Türkiye’nin Orta Koridoru girişimi olarak görülmektedir.[25] Marmaray, Edirne-Kars Hızlı Tren Hattı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Avrasya Tüneli projeleri Türkiye’nin Orta Koridor kapsamında tamamladığı projelerdir ve ayrıca Üç Katlı Boru Tünel Projesi, Edirne-Kars Hızlı Tren Projesi, Çanakkale Boğaz Köprüsü, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu ve Kuzey Marmara Otoyolu da Orta Koridor çerçevesinde Türkiye’nin yapmayı planlanmakta olduğu ülke içi projelerdir.[26]

 

2) Türkiye- Çin İlişkileri Kuşak ve Yol ile Stratejik İşbirliğinin Ötesine Geçebilir mi?

Türkiye, Asya ve Avrupa kıtaları arasında yer alan coğrafi konumuyla, Orta Doğu ve Kafkasya komşularına kıyasen istikrarlı yapısıyla ve Kuşak ve Yol’da aktif bir rol oynamaya istekli olmasıyla Kuşak ve Yol için önemli bir bölgesel aktördür.[27] Türkiye, ayrıca, Türk kimliği ile Türk devletleri arasında kültürel etkileşimi arttırma ve özellikle Orta Asya’da bu devletleri etkileme konusunda önemli bir aktördür.[28]

Türkiye-Çin ilişkilerine baktığımızda, iki ülke arasında 2010 yılında kurulan “stratejik işbirliği” ilişkileri Kuşak ve Yol ile devam etmesine rağmen, projenin Türkiye ile Çin arasındaki ikili ilişkilerin stratejik işbirliğinin ötesine taşıyıp taşıyamayacağı sorusu önemli hale geldi. “Stratejik işbirliği”, iki ülkenin belirli alanlarda işbirliği yaptığı sınırlı ve kısa vadeli işbirliğini ifade etmektedir. Stratejik işbirliğinin bir ileri boyutunu ise “stratejik ortaklık” oluşturur. Stratejik ortaklık ise daha geniş işbirliği alanlarını ifade eder ve iki ülkenin daha uzun vadeli ortak hedeflere yönelik birlikte hareket etmesini kapsar. Stratejik işbirliği, işbirliği yapılan alan dışında kalan alanlardaki uyumsuzluklara karşı daha kırılgandır.[29]

Türkiye-Çin ilişkileri 2010 yılından bu yana “stratejik ortaklık” kavramıyla açıklanmaktadır. Türkiye’de Temmuz 2015’te gerçekleşen darbe girişiminden sonra Batı ülkelerinin – özellikle ABD’nin- Fethullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) karşı Türkiye’nin yanında yer alma konusundaki isteksizliğinin  ve Suriye’de PYD ve YPG’ye destek vermesi nedeniyle ABD’yle kötüleşen ilişkilerinin ardından, Türkiye Çin’le daha da yakınlaştı. 2017 yılında gerçekleşen Kuşak ve Yol Forumu’na Türkiye başkanlık düzeyinde katıldı ve Türkiye’nin projeye aktif olarak katılmaya istekli olduğunu ifade etti.[30] 2015 yılından bu yana Türkiye ülke içindeki mevcut demiryollarını modernize etmeye, yeni hızlı tren yolları inşa etmeye ve altyapı projeleri üretmeye çalışmaktadır. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolunu n hayata geçirilmesinin yanı sıra, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) bölgesel gelişmelere aktif olarak katılmak üzere Şubat 2018’de Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Rotası’na katıldı. Çin firmaları da son yıllarda İpek Yolu ile Türkiye limanları arasında bağlantı sağlamak amacıyla Türkiye’deki limanların yapımında görev almaktadır.[31] Ayrıca, Ağustos 2017’de,  Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Çinli mevkidaşı Vang Yi’nin düzenlediği ortak basın toplantısında Edirne-Kars hızlı tren ve 3. Nükleer Santral projelerinin yapımında iki ülkenin işbirliği yapma konusundaki isteklilikleri dile getirildi.[32]

Türkiye’de 1000’den fazla Çinli firma lojistik, elektronik, enerji, turizm ve emlak sektörlerinde aktif olarak çalışmaktadır[33] ve Türkiye ile Çin arasındaki finansal işbirliği de 2015’ten bu yana artış göstermektedir. Çin Sanayi ve Ticaret Bankası (ICBC), Türk ve Çin merkez bankaları arasında Türk Lirası ve Çin yuanını dolar ve euro yerine kullanmak için bir anlaşma imzaladı. Aralık 2017’de de Ziraat Bankası ve Çin Kalkınma Bankası, 600 milyon dolarlık kredi anlaşması imzaladı.[34] Temmuz 2018’de, Türk lirasının değer kaybetmesinin ardından Çin krizin üstesinden gelmek için Türkiye’ye destek verdi ve AIIB’nın 600 milyon dolarlık krediyi onaylamasının yanı sıra ICBC Türkiye’ye enerji ve ulaştırma sektörlerine kredi olarak 3.6 milyar dolar daha borç verdi.[35]

İkili ilişkilerde bu tarz finansal ve altyapısal işbirliklerinin artması gibi bazı olumlu gelişmeler olmasına rağmen, ilişkilerin derinleşmesini ve “stratejik ortaklık” boyutuna geçmesini engelleyen bazı sorunlu konular da bulunmaktadır. Uygur Türkleri, Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerinin gelişmesini engelleyen en problemli meseledir. Çin’in Sincan özerk bölgesinde yaşayan Uygur Türkleri, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1949’dan bu yana Çin hükümetinin sıkı kontrolüne maruz kalmışlardır. 1980’lerde ve 1990’larda, Çin’in artan baskı ve şiddeti, Uygur Türklerinin önemli bir bölümünün ülkelerinden uzaklaşmasına neden olmuştur.[36] Türkiye’nin Uygur konusundaki duyarlılığı nedeniyle, Türkiye’yle Çin arasındaki ilişkiler 1990’larda kötüleşmiştir.[37] 2009 ve 2015 yıllarında Çin’in Uygur Türklerine yönelik tutumu, o dönem başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan tarafından etnik soykırım olarak tanımlanmıştır ve Sincan’dan kaçan insanlara koruma sunulmuştur; ancak iki ülkenin ekonomik ilişkileri bu konuda bir adım atılmasını engellemiştir.[38]

Şubat 2019’da Türkiye ile Çin arasında yeni bir kriz meydana geldi. Çin’de Uygur şairi Abdurehim Heyit’in Sincan’daki gözaltı kampında öldüğü ile ilgili haber yayınlandıktan sonra, TC Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Çin’i Uygur Türklerinin haklarına saygı duymaya çağıran bir açıklama yaptı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı Çin’in Uygur Türklerine yönelik muamelesini “insanlık için büyük bir utanç” olarak tanımladı.[39] Daha sonra Çin, Abdurehim Heyit’in ölümünü reddetti ve kampta bir videosunu yayınladı.[40] Yine de bu kriz Türk-Çin ilişkilerini etkiledi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Türkiye’nin Mart ayında katılmayı planladığını söylese de, Nisan 2019’da Pekin’de gerçekleşen 2. Kuşak ve Yol Forumu’na Türkiye katılmadı.[41]

İkinci sorun,  Kuşak ve Yol’un sonuçlarındaki belirsizliktir. Her ne kadar proje tüm katılımcılar için kazan-kazan durumu vaad etse de, bu kazan-kazan ilişkisinin nasıl sağlanacağı ve katılımcıların projeden ne kadar faydalanacağı konusunda somut bir plan yoktur. Ayrıca, Kuşak ve Yol ve Türkiye’nin Orta Koridor girişiminin uyumlaştırılması ve entegrasyonu da belirsizdir.[42] Projenin borç tuzağı olmasıyla ilgili şüpheler de Türkiye-Çin işbirliğini etkileme potansiyeline sahiptir. Öyle ki, Türkiye 2. Kuşak ve Yol Forumuna katılmamasının nedeni olarak Uygur sorununun yanı sıra Çin’in borç tuzağı diplomasisini göstermiştir.[43]

Türkiye ile Çin arasındaki ikili ilişkiler 2015’ten bu yana derinleşse ve stratejik işbirliği ilişkileri devam etse bile, iki ülke arasında stratejik ortaklık ilişkilerini arttırmak için daha fazla güven ortamının oluşturulması gerekmektedir. Türkiye ilişkilerini çeşitlendirmek  ve Batı’ya olan  bağımlılığını azaltmak için Çin’le olan ilişkilerini güçlendirmeye çalışsa da, Çin Türkiye ile ilişkilerini geliştirirken adeta ince bir buz üzerinde yürümektedir.

Çin’in Dünyaya Açılma Girişimi: Kuşak ve Yol

Sonuç

Türkiye ile Çin arasındaki ilişkiler diplomatik ilişkilerin kurulduğu 1971 yılından bu yana inişli çıkışlı bir seyir izlemiştir. Ekonomi ilişkilerin temel itici gücü olmasına rağmen, Çin’in Kuşak ve Yol projesi Türkiye-Çin ilişkilerine yeni bir boyut kazandırmıştır. Kuşak ve Yol projesi kazan-kazan ilişkisi ile tüm katılımcılara ekonomik kazanç sağlamayı vaad etmesinin yanı sıra, proje aynı zamanda stratejik işbirliği gerektirecek altyapı kalkınması ile projenin ortak inşasını önermektedir. Projenin beş amacı, bölgesel bağlantı, ekonomik politika koordinasyonu, altyapı geliştirme, yatırım geliştirme ve kültürel etkileşimdir.[44] Türkiye için Kuşak ve Yol jeopolitik önemini güçlendirmek, ekonomisini çeşitlendirmek, Batı’ya bağımlılığını azaltmak ve dünya ticaretindeki çevresel konumunu daha merkezi bir konuma getirmek için bir fırsattır.[45] Proje aynı zamanda Türkiye’nin bir enerji dağıtım merkezi ülke olma amacına da hizmet etmektedir. Çin için ise Türkiye, Asya ve Avrupa kıtalarında yer alan coğrafi konumu, Orta Doğu ve Kafkasya komşularıyla kıyasen var olan istikrarlı yapısı ve Kuşak ve Yol içinde aktif bir rol oynama konusundaki istekliliği açılarından önemli bir bölgesel aktördür.[46] Kültürel etkileşim açısından, Türkiye, Türk kimliği ve özellikle Orta Asya’daki Türk devletleri üzerindeki etkisi ile de önemli bir ülkedir.[47]

Türkiye ile Çin arasındaki ilişkiler 2015’ten bu yana derinleşmiştir. Temmuz 2015’te gerçekleşen darbe girişiminden sonra Batı’nın terörizmle başa çıkma konusundaki isteksizliği ve özellikle ABD’nin FETÖ liderini geri iade etme konusundaki isteksizliği nedeniyle Türkiye siyasi ilişkilerini çeşitlendirmeyi amaçlamıştır. Bu noktada, Türkiye’nin Batı ile kötüleşen ilişkileri, Çin ile olan ilişkilerini geliştirmiştir. Çin, Türkiye’nin altyapı projelerine AIIB ve ICBC tarafından sağlanan kredilerle ve projelerin inşaatında aktif olarak yer alan Çinli firmalarla destek verdi. İki devletin dışişleri bakanları da Türkiye’de planlanan projeleri ortak inşa etme konusundaki istekliliklerini dile getirdiler. Ancak, Uygur Türkleri, projenin geleceğindeki belirsizlikler ve borç tuzağı algılaması iki devletin ilişkilerinin geliştirilmesi önündeki en önemli engellerdir.

Peki, Türkiye ile Çin arasındaki ilişkiler nasıl güçlendirilebilir ve derinleştirilebilir? İlk olarak Türkiye ve Çin, Şanghay İşbirliği Örgütü (SCO) ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) gibi bölgesel kuruluşlarda olan işbirliklerini daha da arttırmalıdır. Zira bu bölgesel örgütler Asya siyasetinde çok önemlidir ve Türkiye, Çin için olan önemini arttırmak için bu kuruluşlarda daha aktif bir rol oynamak zorundadır. İkinci olarak Türkiye, Çin ile olan ticaretinde önemli bir ticaret açığına sahiptir. Mayıs 2019’un son değişkenlerine göre, Türkiye’nin Çin’den ithalat değeri 20,7 milyar dolar iken, Çin’e ihracat değeri sadece 2,9 milyar dolardır.[48] Bu büyük açığın üstesinden gelmek için, Türkiye ihracat ürünlerini çeşitlendirmeli ve deniz ürünleri, bakliyat, fındık, inşaat ürünleri, paketleme malzemeleri ve beyaz eşya gibi potansiyel sektörlere öncelik vermelidir.[49] Üçüncüsü, Uygur Türkleri konusunu Türkiye Çin’in iç işleri olarak kabul etmediği sürece bu konu Türkiye ve Çin ilişkilerinin önündeki en önemli engel olmaya devam edecektir. Çünkü Çin, Uygur Türkleri meselesinde herhangi bir tepkiyi iç ilişkilerine müdahale olarak kabul etti ve bu sert pozisyonu zaman içinde değişmedi. Türkiye, Çin ile ilişkilerini güçlendirmek için Uygur Türkleri meselesini Çin’in iç işleri olarak kabul etmeli veya sorunun Birleşmiş Milletler gibi uluslararası örgütler çerçevesinde çözümüne destek vermelidir. Dördüncüsü, Kuşak ve Yol’un en önemli itici güçlerinden biri olarak, kalkınma yapıları desteklenmeli ve Türk firmaları Kuşak ve Yol bünyesindeki inşaat ve altyapı projelerinde küresel olarak daha aktif rol almaya teşvik edilmelidir. Son olarak, Türkiye ülke içindeki altyapı gelişmelerine devam etmeli ve Orta Koridor konsepti çerçevesindeki projelerini hızlandırmalı, ancak Orta Koridoru ve Kuşak ve Yol’u uyumlaştırmak için bu projelerde Çin ile arasındaki işbirliğini arttırmalıdır.

 

Kaynakça

[1] “Relations Between Turkey and China (Türkiye ve Çin arasındaki İlişkiler)”. MFA, Erişim Tarihi 24.05.2019. http://www.mfa.gov.tr/relations-between-turkey-and-china.en.mfa

[2] Altay Atlı, “Turkey’s Foreign Policy Towards China: Analysis and Recommendations for Improvement (Türkiye’nin Çin’e Yönelik Dış Politikası: Analiz ve İyileşme için Öneriler) ”.Global Relations Forum Young Academics Program, Politika Raporu Serisi, No.3 (Temmuz 2016):7.

[3] “Joint Comminique Between the Republic of Turkey and the People’s Republic of China (Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti Arasında Ortak Bildiri)”. MFA,  Erişim Tarihi:24.05.2019. http://www.mfa.gov.tr/joint-communique-between-the-republic-of-turkey-and-the-people_s-republic-of-china_br_april-19_-2000_-ankara-.en.mfa

[4] “China, Turkey to Establish Strategic Cooperative Relationship (Çin, Türkiye Stratejik İşbirlikçi İlişki Kuracak)”. Xinhua, Erişim Tarihi: 24.05.2019. http://www.chinadaily.com.cn/china/2010-10/08/content_11386689.htm

[5] “Relations between Turkey and China (Türkiye ve Çin Arasındaki İlişkiler)”. MFA, Erişim Tarihi: 24.05.2019 http://www.mfa.gov.tr/relations-between-turkey-and-china.en.mfa.

[6] Peter Cai, “Understanding China’s Belt and Road Initiative (Çin’in Kuşak ve Yol Girişimini Anlamak)”. Lowy Institure for International Policy, Mart 2017.

[7] “Vision and Actions on Jointly Building Silk Road Economic Belt and 21st-Century Maritime Silk Road (İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu İnşası Ortak Vizyon ve Eylemleri)”. NDRC, Yayınlanma Tarihi: 23 Mart 2015, Erişim Tarihi: 23.03.2019. http://en.ndrc.gov.cn/images/logo_en1.png

[8] Simeon Djankov, Sean Miner, “China’s Belt and Road Initiative: Motives, Scope, and Challenges (Çin’in İpek Yolu Projesi: Motivasyonlar, Kapsam ve Zorluklar)”. Peterson Instıtute for International Economics, (2016)

[9] Ceren Ergenç, “Can Two Ends of Asia Meet? An Overview of Contemporary Turkey-China Relations(Asya’nın İki Ucu Buluşabilir mi? Çağdaş Türkiye-Çin İlişkilerine Genel Bir Bakış) ”.  East Asia (2015) 32:289–308 .DOI 10.1007/s12140-015-9242-6

[10] El Namaki; “ Is China’s Belt and Road Initiative a Case of Cross Country Dynamic Synergy? (Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi Ülkeyi Aşan Sinerji Dinamiği Örneği mi?)”.  Scholedge R&D Center, 2017; p.40-45.

[11] Simeon Djankov, “The Rationale Behind China’s Belt and Road Initiative (Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’nin Arkasındaki Mantık)”.“China’s Belt and Road Initiative: Motives, Scope, and Challenges (Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi:Motivasyonlar, Kapsam ve Zorluklar)”. Peterson Instıtute for International Economics, 2016.

[12] “Belt and Road Initiative (Kuşak ve Yol Girişimi)”, Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası, Erişim Tarihi: 24.05.2019. https://www.ebrd.com/who-we-are/history-of-the-ebrd.html

[13] Hong Yu, “Motivation behind China’s ‘One Belt, One Road’ Initiatives and Establishment of the Asian Infrastructure Investment Bank (Çin’in ‘Bir Kuşak Bir Yol’  Girişimlerinin ve Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın Kurulmasının Ardındaki Motivasyon )”.  Journal of Contemporary China, Vol.26(2017):353-368, DOI: 10.1080/10670564.2016.1245894

[14] Cullen S. Hendrix, “Rough Patches on the Silk Road? The Security Implications of China’s Belt and Road Initiative (İpek Yolu’ndaki Zor Yamalar) Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’nin Gğvenlik Etkileri)”. “China’s Belt and Road Initiative: Motives, Scope, and Challenges (Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi: Motivasyonlar, Kapsam ve Zorluklar)”. Peterson Instıtute for International Economics, 2016.

[15] “Why the Belt and Road Initiative Anything but Debt Trap? (Neden Kuşak ve Yol Girişimi Hiçbirşey ama Borç Tuzağı?)”. China Daily. Erişim Tarihi: 24.05.2019. http://global.chinadaily.com.cn/a/201904/14/WS5cb26c77a3104842260b60d7.html

[16] Hong Yu, “Çin’in ‘Bir Kuşak Bir Yol’  Girişimlerinin ve Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın Kurulmasının Ardındaki Motivasyon”.

[17] Veli Ahmet Çevik, Tülin Durukan, Cihat Kartal, “Kuşak ve Yol Projesinde Türkiye’nin Konumu”. Uluslararası İşletme, Ekonomi ve Pazarlama Kongresi, Kiev,11-14 Ekim2018.

[18] “Turkey’s Multilateral Transportation Policy (Türkiye’nin Çok-taraflı Taşımacılık Politikası)”, MFA, Erişim Tarihi: 25.05.2019. http://www.mfa.gov.tr/turkey_s-multilateral-transportation-policy.en.mfa

[19] Nurettin Akçay, “Turkey-China Relations Within the Concept of the New Silk Road Project (Yeni İpek Yolu Projesi Konseptinde Türkiye-Çin İlişkileri)”.

ANKASAM, Vol.1 No.3 (Aralık 2017): 73-96.

[20] Chris Devonshire-Ellis, “China’s Silk Road Sews up with Turkey’s Middle Corridor (Çin’in İpek Yolu Türkiye’nin Orta Koridor’unda Büyüyor)”.The New Silk Road Project, Erişim Tarihi: 25.05.2019.https://www.thenewsilkroadproject.com/writing/2018/6/17/chinas-silkroadsews-up-withturkeys-middle-corridor-then-into-central-asia-and-themiddle-east

[21] “Türkiye’nin Çok-taraflı Taşımacılık Politikası)”, MFA.

[22] Selçuk Çolakoğlu, “China’s Belt and Road Initiative and Turkey’s Middle Corridor Question Compatibility (Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi ve Türkiye’nin Orta Koridoru Sorusunun Bağdaşabilirliği)”. Middle East Institute, Erişim Tarihi: 25.05.2019. https://www.mei.edu/publications/chinas-belt-and-road-initiative-and-turkeys-middle-corridor-question-compatibility

[23] Chris Devonshire-Ellis, “Çin’in İpek Yolu Türkiye’nin Orta Koridor’unda Büyüyor”.

[24] Fuad Shahbazov, “Baku-Tbilisi-Kars Railway to Become Central Asia’s Gateway to Europe (Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Orta Asya’nın Avrupa’ya Açılan Kapısı Olacak)”. The Central Asia-Caucasus Analyst, Erişim Tarihi:25.05.2019 https://www.cacianalyst.org/publications/analytical-articles/item/13486-baku-tbilisi-kars-railway-to-become-central-asias-gateway-to-europe.html

[25] Selçuk Çolakoğlu, “Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi ve Türkiye’nin Orta Koridoru Sorusunun Bağdaşabilirliği”.

[26] “Türkiye’nin Çok-taraflı Taşımacılık Politikası)”, MFA.

[27] Rıza Kadılar, Ergin Ergüney, “One Belt One Road Initiative: Perks and Challenges for Turkey (Bir Kuşak Bir Yol Girişimi: Türkiye için Avantajlar ve Zorluklar)”.Turkish Policy Quarterly (Yaz 2017).

[28] Kadir Temiz, “Türkiye-Çin İlişkileri”. SETA Analiz, No:196 (Nisan 2017).

[29] Gültekin Sümer, “Stratejik İşbirliği ve Stratejik Ortaklık Kavramlarına Karşılaştırmalı bir Bakış”. Ege Akademik Bakış, 10(1)2010:671-698.

[30] Nurettin Akçay, “Yeni İpek Yolu Projesi Konseptinde Türkiye-Çin İlişkileri”.

[31] Matt Clinch, “China Backs Turkey to Overcome its Economic Crisis (Çin, Ekonomik Krizini Aşmak İçin Türkiye’yi Destekliyor)”. CNBC, Erişim Tarihi: 25.05.2019. https://www.cnbc.com/2018/08/17/china-backs-turkey-to-overcome-its-economic-crisis.html

[32] “Çin’le Stratejik Projelerde İşbirliği Açıklaması “. NTV, Erişim Tarihi: 26.05.2019. https://www.ntv.com.tr/dunya/cinle-stratejik-projelerde-isbirligi-aciklamasi,w7a3cM3yAkywEAVk6Sp21Q

[33]  Türkiye’deki Çinli Şirket Sayısı 1000’i Buldu”. A Haber, Erişim Tarihi:27.05.2019. https://www.ahaber.com.tr/ekonomi/2018/06/29/turkiyedeki-cinli-sirket-sayisi-1000i-buldu

[34] Selçuk Çolakoğlu, “Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi ve Türkiye’nin Orta Koridoru Sorusunun Bağdaşabilirliği”.

[35] Matt Clinch, “Çin, Ekonomik Krizini Aşmak İçin Türkiye’yi Destekliyor”. CNBC.

[36] Anna Hayes, “Explainer: Who are the Uyghurs and Why is the Chinese Government Detaining Them (Açıklayıcı: Uygurlar Kimdir ve Çin Hükümeti Neden Onları Gözaltında Tutuyor?)”. The Conversation, Erişim Tarihi: 26.05.2019. https://theconversation.com/explainer-who-are-the-uyghurs-and-why-is-the-chinese-government-detaining-them-111843

[37] Nurettin Akçay, “Yeni İpek Yolu Projesi Konseptinde Türkiye-Çin İlişkileri)”. s.76

[38] Alexandra Ma, “Turkey China Feud Over Muslim Crackdown: Abdurrehim Heyit Mystery (Müslüman Baskısına Karşı Türkiye-Çin Kavgası: Abdürrehim Heyit Gizemi)”, Business Insider, Erişim Tarihi: 26.05.2019. https://www.businessinsider.com/turkey-china-feud-over-muslim-crackdown-abdurrehim-heyit-mystery-2019-2

[39] “’China’s Treatment of Uyghurs is Embarrassment for Humanity’ Says Turkey ( Türkiye ‘Çin’in Uygurlara Yönelik Muamelesi İnsanlık İçin Utançtır’ dedi)”, The Guardian, Erişim Tarihi:26.05.2019. https://www.theguardian.com/world/2019/feb/10/chinas-treatment-of-uyghurs-is-embarrassment-for-humanity-says-turkey

[40] Alexandra Ma, “Müslüman Baskısına Karşı Türkiye-Çin Kavgası: Abdürrehim Heyit Gizemi”.

[41] “Turkey to Attend 2nd Belt and Road Forum in Beijing: Spokesman (Türkiye Pekin’deki 2. Kuşak veYol Forumu’na Katılacak: Sözcü)”.  Belt and Road Portal, Erişim Tarihi: 26.05.2019.https://eng.yidaiyilu.gov.cn/qwyw/rdxw/81734.htm

[42] Selçuk Çolakoğlu, “Turkey-China Relations: From Strategic Cooperation to Strategic Partnership? ( Türkiye-Çin İlişkileri: Stratejik İşbirliğinden Stratejik Partnerliğe?)”, Middle East Institute, Erişim Tarihi: 27.05.2019. https://www.mei.edu/publications/turkey-china-relations-strategic-cooperation-strategic-partnership#_ftnref23

[43] “Turkey Stays Away From China’s Belt and Road Summit Citing Debt-Trap Diplomacy and Uighur Concerns (Türkiye, Çin’in Kuşak ve Yol Zirvesi’nden Borç Tuzağı Diplomasi ve Uygur Endişelerini  Göstererek Uzakta Kalıyor)”.  Intellinews, Erişim Tarihi: 27.05.2019. https://intellinews.com/turkey-stays-away-from-china-s-belt-and-road-summit-citing-debt-trap-diplomacy-and-uighur-concerns-160249/

[44] El Namaki; “ Is China’s Belt and Road Initiative a Case of Cross Country Dynamic Synergy?( Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi, Bir Kros Dinamik Sinerji Örneği mi?)”;  Scholedge R&D Center, 2017; s.40-45.

[45] S.Işık Bora, “The New Silk Road Initiative: Turkey’s Stakes in the Global Developmental Project (Yeni İpek Yolu Girişimi: Türkiye’nin Küresel Gelişim Projesindeki Hisseleri)”. Avrasya İncelemeleri Merkezi, No.25 (2017).

[46] Rıza Kadılar, Ergin Ergüney, “Bir Kuşak Bir Yol Girişimi: Türkiye için Avantajlar ve Zorluklar”.

[47]  Kadir Temiz, “Türkiye-Çin İlişkileri”.

[48] Mehmet Çetingüleç, “ Turkey Grapples with Big Trade Deficit with China (Türkiye, Çin ile Büyük Ticaret Açığı İle Boğuşuyor)”. Al Monitor, Erişim Tarihi: 27.05.2019. https://www.al-monitor.com/pulse/originals/2019/05/turkey-grapples-with-big-trade-deficit-with-china.html

[49] “Potansiyel Sektörler”, Türkiye Ticaret Bakanlığı, Erişim Tarihi:27.05.2019. https://www.ticaret.gov.tr/yurtdisi-teskilati/dogu-asya/cin-halk-cumhuriyeti/sektorler/potansiyel-sektorler

BAAM Kuşak ve Yol Programı Araştırmacısı

k.mervetopgul@gmail.com