TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

Keşmir

Pakistan-Hindistan-Çin Üçgeninde Keşmir Sorunu

Hindistan ve Pakistan’ın, 1947 yılında İngiltere’den bağımsızlıklarını kazanmaları ile “Keşmir Sorunu” ortaya çıkmıştır. Günümüzde, bölgesel ve uluslararası bir çok aktörün rol oynadığı Keşmir sorununun tarihsel arka planı, süreçteki aktörler ve sorunun bölge ülkeleri ilişkilerine yansımaları bu çalışmada incelenmiştir.

 

Keşmir’in Jeopolitik ve Stratejik Konumu 

Keşmir, Hint Yarımadasının kuzey kesiminde, 86.000 mil karelik bir bölgedir. Keşmir, kuzeyde Afganistan ve Çin’e, güney ve batısında Pakistan’a, doğu ve güneyinde ise Hindistan’a komşudur. “Cennet Vadi Keşmir” olarak tanımlanan bölge doğal güzelliklere sahip olmanın yanı sıra yer altı zenginliklerine sahiptir ve enerji için önemli bir geçiş noktasıdır. Bölgedeki su kaynakları Pakistan ve Hindistan tarımı ve enerjisi için çok önemlidir. Dünyanın en yüksek sıradağlarının yer aldığı Himalayalar ile Karakurum, Pir ve Pancal dağlarının uzantısı Keşmir’de birleşmektedir. Yer altı madeni açısından zengin olan Keşmir, altın, zümrüt ve yakut rezervlerine sahiptir.

 

Keşmir’in Demografik Yapısı

1941 sayımlarına göre bölgenin  %77’si Müslüman,% 20’si Hindu ve% 3’ü ise Budistler ve Sihler’den oluşmaktaydı. 2011 yılına göre ise nüfusun yaklaşık% 68.3’ünü Müslümanlar,% 28.4’ünü Hindular, % 1,7’sini Sihler, % 0,7’sini Budistler ve % 0,5’ini Hristiyanlar oluşturmaktadır. 2018 yılında bölgenin tahmini nüfusu 14 milyonu aşmış durumdadır.

 

1947’den Sonra Keşmir’in Durumu

1947 yılında Hint kıtasının Britanya sömürgesi olmasından kurtulmasıyla beraber, Pakistan isimli yeni bir ülke kurulmuş, Hindistan ise bağımsızlığını ilan etmiştir. Hint kıtasında bağımsızlık sonrası sorunlu olan üç bölgeden biri Cammu Keşmir’dir. Diğer iki bölge Hindistan’a dahil olurken, %77’si Müslüman olan Keşmir bölgesi Hindistan’a dahil olmak istememiştir. Asıl amacı bağımsız bir bölge olarak kalma istediğini sürdüren Keşmir’de 1947 yılında çıkan iç karışıklıklar olayların başlangıcını oluşturmaktadır. 26 Ekim 1947 yılında Pakistan-Hindistan arasında yaşanan savaş Keşmir sorununda yaşanan ilk  savaştır. Bu savaşın sonucunda Keşmir’in 1/3’ü Pakistan’a, geri kalanı Hindistan’ın yönetimine dahil olmuştur. 1948 yılında, BM’nin halk oylaması sonucu Keşmir halkının kaderinin çizlmesi ile ilgili çözüm önerisi Hindistan tarafından kabul görmedi. Hindistan 1947 yılına ait bir belge ile Keşmir’in Hindistan yönetimine geçmesi gerektiğini savunmaktadır.

1965 yılında Pakistan-Hindistan arasında ikinci bir savaş yaşanmıştır. 1972 yılında ise Simla Antlaşması ile iki ülke de Kontrol Hattı’nı resmi olarak tanıdı, bu durum bir çok otorite tarafından Pakistan’ın haklarından feragat etmesi olarak tanımlanıyor. 1980-1990 yıllarında Hindistan yönetiminden memnun olmayan Keşmir halkı ayaklanma başlattı. Yaşanan isyanlarda on binlerce insan ölmüştür.

 

Keşmir Sorunun Nükleer Rekabete Dönüşmesi

1974 yılında Hindistan’ın ilk yer altı nükleer bomba denemesi yapması dengelerin değişmesine neden oldu. Bu hamle Pakistan’ı nükleer bir güce sahip olmak için teşvik etti. Pakistan’a destek veren Çin’in de yardımlarıyla Pakistan 1998 yılında yaptığı nükleer denemelerde başarılı oldu. 2010 yılı itibariyle Pakistan nükleer gücü lehine çevirmiştir. Hindistan ve Pakistan 1998 yılından günümüze sürekli nükleer silahlanmada artışa gidip, Güney Asya’nın iki nükleer gücü haline gelmiştir.

 

Pakistan için Keşmir

1947 yılından beri BM’nin de önerisiyle Keşmir’de halk oylamasına gidilmesi gerekildiğini savunan Pakistan için Keşmir’in iki önemi vardır. Öncelikle Keşmir halkının %60’tan fazlasının Müslüman olması bölgenin önemini Pakistan için artırmaktadır. İkincil olarak,Pakistan’ın Keşmir’de kuracağı hidroelektrik santralleri önemli bir gelir kaynağı oluşturacaktır.

Keşmir’in kuzeyini Pakistan yönetirken, batısında sadece Pakistan’ın tanıdığı Azad Keşmir İslam Cumhuriyeti yer almaktadır. Pakistan Keşmir’in yaklaşık olarak %35’ini yönetmektedir.

 

Hindistan için Keşmir

Hindistan %20 oranında Hindu’nun yaşadığı bölgedeki denetimini kaybetmek istememektedir. Öte yandan bölgeyi Pakistan’ın yönetmesi Hindistan’ı dezavantajlı duruma düşürebilir. Hindistan, Keşmir’deki ayrılıkçı gruplar üzerinden Pakistan’ın terör örgütlerine destek verdiğinin iddia etmesi ve bunu uluslar arası kamuoyuna kabul ettirmek istemesi önemlidir.

Hindistan tüm ara bulucu faaliyetleri reddetmekte, bölgede bir halk oylamasına gidilmesini engellemeye çalışmaktadır. Bu tavrında Hindistan’ın çok etnikli bir ülke olması sebebiyle bağımsızlığa izin vermek hususunda çekingen davrandığı söylenebilir. Hindistan Keşmir’in Müslüman çoğunluğa sahip olduğunu kabul etmekte ve Hindistan’ın ayrılmaz bir parçası olduğunu iddia etmektedir.

Hindistan Keşmir’in güneyini kontrol etmektedir. Bu bölge Cammu-Keşmir bölgesi olarak adlandırılır. Keşmir’in yaklaşık olarak %45’i Hindistan tarafından kontrol edilmektedir. Keşmir’in sahip olduğu stratejik noktalar Hindistan’ın denetimi altındadır. Bu durum Hindistan’a bölgeyi yönetmek noktasında avantaj sağlamaktadır.

 

Çin için Keşmir

Çin, Keşmir’in Hindistan’ın ayrılmaz bir parçası olduğu yönündeki iddiaları reddetmektedir. 1962 yılında yaşanan Çin-Hindistan savaşı sonrası Çin sürece aktif dahil olmuştur. Savaş sonrasında Keşmir’e bağlı olan Aksai Çin bölgesi, Çin denetimi altına girmiştir.

1970 yıllarında Çin-Hindistan ilişkilerinin bozulması ile, Çin Pakistan’ın yanında rol almaya başlamıştır. 1980’lerden günümüze ise Çin daha dengeli bir politika sürdürmeye çalışmaktadır. Çin Keşmir’in yaklaşık olarak %20’sini kontrol altında tutmaktadır. Çin de Hindistan gibi olası bir bağımsızlık senaryosuna destek vermemekte, kendi topraklarında örnek teşkil etmesinden çekinmektedir.

 

Günümüzde Keşmir

Bölgesel ve uluslar arası bir çok aktörün rol oynadığı Keşmir sorunu 70 yılı aşkın süredir çözülememiştir. Pakistan ve Hindistan’ın bölge için kendi topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu iddia etmeleri, Hindistan’ın uluslar arası çözüm arayışlarına müsaade etmemesi durumu kangren bir noktaya sürüklemektedir. Sık sık sıcak çatışmaların yaşandığı bölgede 50 bin küsür insan hayatını kaybetmiş, 1,5 milyon kişi evsiz kalmıştır.

Hindistan ve Pakistan’ı zaman zaman nükleer savaş konumuna getiren Keşmir meselesi bölgede istikrarsızlığın önemli nedenlerinden biridir. Öte yandan, bölgede yaşamını sürdüren 15 milyon insan refahtan ve huzurdan uzak bir şekilde hayatını sürdürmeye devam etmektedir.

Özellikle Hindistan’ın yönettiği Cammu Keşmir bölgesinde, Hint ordusu direnişçilere müdahale etmektedir. 2018 Haziran ayında direnişçi olduğu iddia edilen 6 kişi ordu tarafından öldürülmüştür. Sonuç olarak günümüzde Keşmir dünyadaki en militarize bölgelerden biri olarak tanımlanmaktadır.

 

BAAM Araştırmacısı, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi

kbrkorkmaz4@gmail.com