TOP
h

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi

TOBB

TOBB ETÜ ve Japonya Büyükelçiliği “Hint-Pasifik” Semineri Düzenledi

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi (BAAM) heyeti, TOBB Ekonomi ve Teknik Üniversitesi ile Japonya Ankara Büyükelçiliği işbirliğinde gerçekleştirilen “Jeopolitik Perspektifler: Hint-Pasifik ve Ortadoğu Perspektifleri” isimli seminere katıldı.

TOBB Üniversitesinde düzenlenen etkinliği Japonya’dan ve Türkiye’den birçok öğretim görevlisi konuşmacı olarak katıldı.

2 panelden oluşan seminerde genel olarak Güneydoğu Asya’nın durumu, bölgenin iç dinamikleri, istikrarı sağlamaya yönelik atılan işbirliği adımları gibi konular üzerinde görüş bildirildi.

Program, Japonya’nın Ankara Büyükeçisi Sn. Akio Miyajima ve TOBB Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haldun Yalçınkaya’nın konuşmaları ile başladı.

 

Kavramsal Çerçeve ve Hint-Pasifik

Birinci panelde Tokyo Üniversitesi’nden Prof. Fumiaki Kubo, Bilkent Üniversitesi’nden Prof. Pınar Bilgin, TOBB Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Serdar Palabıyık ve T.C. Ekonomi Bakanlığı Bakan Danışmanlığı yapmış olan Sarper Şimşek söz aldılar.

Prof. Fumiaki Kubo, konuşmasında genel hatları ile ABD’nin Indo-Pasifik Bölgesi ülkeleri ile içinde bulunduğu ticari ilişkileri ile Japonya’nın temel güvenlik kaygılarına değindi. Konuşmasında ayrıca Japonya’nın Serbest ve Açık Hint-Pasifik Stratejisi’nden (Free and Open Indo-Pacific Strategy) bahsetti.

Prof. Pınar Bilgin gerçekleştirdiği konuşmada genel hatları itibariyle coğrafyanın politika yapımındaki rolünden, jeopolitikte bölgelerin konumundan  ve Ortadoğu bölgesinde politikaların güvenlik merkezli şekillenmesinden bahsetti.

Doç Dr. Mustafa Serdar Palabıyık konuşmasında Hint-Pasifik bölgesinin gelişim süreci ve bu süreçteki paydaşlara ilişkin bilgiler verdi. Bölgenin enerji tedariğinin hala Merkez Asya ve Afrika’dan sağlandığının altını çizdi ve enerji meselesinin önümüzdeki yıllarda bölge ülkeleri için ne kadar önemli hale gelebileceğini aktardı.

Panelin son konuşmasını Ekonomist Sarper Şimşek gerçekleştirdi. Konuşmasında bölgede Çin’e yönelik izlenen dengeleme politikalarını değerlendirirken Çin’in uluslararası ticarette “kazan-kazan” prensibini olumsuz etkilediğini sözlerine ekledi. Şimşek ayrıca, Çin’in ihracatında katma değerli yüksek teknoloji ürününlerinin payının hızla arttığını vurguladı.

 

Bölgesel Perspektifler

İkinci panelde Keio Üniversitesinden Prof. Masayuki Todokoro, Kadir Has Üniversitesinden Prof. Mitat Çelikpala, Eski Japonya Savunma Bakan Yardımcısı Hideshi Tokuchi, TOBB Üniversitesinden Dr. Gülriz Şen ile Doç. Dr. Bahadır Pehlivantürk konuşmalarını gerçekleştirdiler.

TOBB

 

Prof. Masayuki Todokoro, konuşmasında uluslararası ticarete entegre olmanın koşullarından, Japonya’nın bölgenin gelişmesine yönelik vizyonundan ve bölgede barış ve istikrar inşa edilebilmesinin öneminden bahsetti. Japonya ile Çin ilişkilerine de değinen Profesör, Japonya’nın Türkiye ve diğer ülkelerle işbirliğine açık olduğunu belirtti.

Prof. Mitat Çelikpala, konuşmasında genel hatlarıya 2016 yılından sonra ivme kazanan Rusya-Türkiye-İran üçlü ilişkilerinden, Ulus-Devlet kavramının inşa sürecinden ve Türkiye’nin batı-doğu ayrımında bir karara varmasının gerekliliğinden bahsetti. Çelikpala ayrıca, bu kararsızlığın dış politika yapım süreçlerinde Türkiye’yi çıkmaza soktuğunu kaydetti.

Hideshi Tokuchi gerçekleştirdiği konuşmada savunma sanayi alanında Türk-Japon ilişkilerini ele aldı. Geleneksel güvenlik kaygılarının işbirliği doğrultusunda aşılabileceğinden, Japonya’nın Serbest ve Açık Hint Pasifik Stratejisi ile denizlerde istikrarın sağlanabileceğinden ve Asya-Afrika ilişkilerinin gelecekte büyük önem arz edeceğinden bahsetti.

Prof. Gülriz Şen yaptığı konuşmada genel hatları ile İran ve oluşturduğu güvenlik kaygılarını aktardıktan sonra Pasifik bölgesinin geleceğinde nasıl bir güvenlik anlayışının hakim olabileceğini ele aldı. Şen, Hint-Pasifik bölgesinin jeopolitik anlamda taşıdığı değerin öneminden de bahsederek konuşmasını sonlandırdı.

Doç Dr. Bahadır Pehlivantürk ise konuşmasını Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) merkezli olarak gerçekleştirdi. Oluşumun üye ülkeler ve bölge nezdinde arz ettiği önemin arttığına dikkat çekti.Güneydoğu Asya bölgesinin bu oluşumdan önce Orta Doğu’dan bir farkının bulunmadığını belirten Pehlivantürk, bu çerçevede, Ortadoğu’nun geleceği konusunda kararsız olunmaması gerektiğinin altını çizdi.

 

Program, soru-cevap ve teşekkür konuşmaları ile sonlandı.

 

BAAM Kurumsal İletişim Koordinatörü & Araştırmacı

mstfa.aydogan94@gmail.com